Bülent Ecevit Biyografisi




Bülent Ecevit Biyografisi

BÜLENT ECEVİT 05 KASIM 2006 TARİHİNDE, 6 AYDIR TEDAVİ GÖRDÜĞÜ GÜLHANE ASKERİ TIP AKADEMİSİNDE HAYATINI KAYBETTİ.

“Bir bardak çay, bir yaprak kağıt, bir kurşun kalem ve şiir kitabı”… İşte Bülent Ecevit`in hayatındaki en yakın arkadaşları… Onunki 28 Mayıs 1925`te başlayan sade bir hayattı… İlk ve Ortaokulu Ankara`da okur… Lise çağında ona İstanbul Robert Kolej yolları görünecektir… Bu yol onun hayatını derinden etkileyen evliliğinin de vesilesidir…
Kolej`deki bir resim yarışmasında Rahşan Aral`la tanışır… Kısa sürede aşk yaşamaya başlayan iki genç, 22 Ağustos 1946 tarihinde Çocuk Esirgeme Kurumu salonunda sade bir törenle evlenirler… Bülent bey Londra Üniversitesi`ne kayıt yaptırır ve Londra Basın Ataşeliği`nde göreve başlar… Sırada Londra günleri vardır artık…

1949 yılında CHP`nin resmi yayın organı Ulus gazetesinde yazmaya başlayan Ecevit, 1954 yılında Amerikan Haberler Merkezi`nin davetlisi olarak Washington`a gider… Yazılarını Halkçı isimli gazetede sürdürür… Amerika`dayken aldığı bir telgraf hayatını değiştirecektir… CHP`den milletvekilliği adaylık teklifidir telgraftaki mesaj…27 Ekim 1957`de o artık milletvekilidir…15 yılda hızla atılan adımlar onu 14 Mayıs 1972`de CHP Genel Başkanlığı koltuğuna taşır…İsmet İnönü`ye karşı kazanılan zaferin ardından, Kıbrıs Fatihi ünvanına iki yıl kalmıştır… Onun siyasi hayatının belki de en önemli kilometre taşlarından birisi 1974`teki Başbakanlığında yapılan Kıbrıs Barış Harekatıydır…

12 Eylül 1980 askeri darbesinin siyasi yasaklısı Bülent Ecevit, eşi Rahşan hanımla bir süre Zincirbozan günlerine mahkumdur… Ardından eşinin uzun süre genel başkanlığını yaptığı Demokratik Sol Parti`nin başına geçer… 1991`de
yeniden Meclis`e giren Ecevit ve partisi, 1998`de ANASOL D hükümetinin düşürülmesinin ardından azınlık hükümeti olarak iktidara gelir… Azınlık hükümetinin başbakanı 17 Şubat 1999`da tarihi bir açıklama daha yapar…

Bu rüzgar 18 Nisan 1999 seçimlerinde ise yüzde 21`lik oyuyla birinci parti yapar DSP`yi ve Ecevit`i… Başbakan Ecevit 74.Yaşgünü`nde TGRT`nin kendisine hediye ettiği çiçeği alırken MHP ile koalisyonun temelini attıklarını da ilk kez telefuz eder…

Aslında yılların zıt kutbu gördükleri MHP ile koalisyonu Kıbrıs`ta masa tenisi oynarken de dile getirir Ecevit çifti…

DSP-MHP-ANAP Hükümeti büyük zorluklarla işe başladı… İki büyük deprem ve ekonomik problemler… Bir de Cumhurbaşkanlığı krizi… Kriz r Anayasa Mahkemesi Başkanı Ahmet Necdet Sezer üzerinde uzlaşmayla aşılmıştı… 16 Mayıs 200`de göreve başlayan Cumhurbaşkanı Sezer`in birkaç ay sonra bir Milli Güvenlik Kurulu`nda Başbakan Ecevit`e fırlattığı Anayasa kitapçığı, bir ekonomik krizin de tetikleyicisi olacaktı…

19 Şubat 2001… Cumhurbaşkanı ve Başbakan`ın kamu bankaları yüzünden tartışması, piyasayı gerdi… Dolar 650 bin liradan bir günde 1 milyon 100 bin liraya fırladı… Faizler çıktı, borsa çöktü… Başbakan bu kriz günlerinde eski
bir dostu hatırladı… O dönem Dünya Bankası`nda çalışan Kemal Derviş`ti bu dost…. Derviş süper bakan olarak Ekonominin başına getirildi apar topar… Ecevit tıpkı Sezer gibi onunla da gönül köprülerini atacaktı bir süre sonra…
Zira Derviş de bakanlıktan istifa edip, önce Hüsamettin Özkan ekibiyle, sonra da Bülent beyin en büyük politik rakiplerinden CHP Genel Başkanı Deniz Baykal`la dirsek temasında bulunacaktı…

Tarih 4 Mayıs 2002`ydi… Başbakan Ecevit Başkent Hastanesi`ndeydi… Basit bir bel rahatsızlığı giderek büyümüş, kaburgası kırık, güçlükle konuşan bir Başbakan durumuna düşmüştü Ecevit… 28 Mayıs 2002`de hastaneden taburcu
olduğunda artık eskisi gibi yürüyemiyor ve konuşamıyordu…

Bülent Ecevit Başbakanlık koltuğunu tüm ısrarlara karşın bırakmadı bu süreçte…

Sağlığının ona yapamadığını 3 Kasım 2002 seçimleri yapmıştı… Birinci parti olarak seçime giren DSP, korkunç bir erimeyle yüzde bire düşmüştü… Ecevit için siyasette yolun sonuydu…

Onun DSP`ye ve siyasete vedası ilk kurultayda, duygusal bir ortamda gerçekleşti… Karaoğlan artık Oran`daki evine çekilmişti… Bazen bir bilen olarak sahneye çıkıyor, hakkında yazılan kitaplar ve yazdığı makalelerle sesini duyuruyordu…18 Mayıs 2006`da son olarak, Danıştay üyesi Mustafa Yücel Özbilgin`in cenazesinde görüntüledi kameralar onu… Bitkin ve yorgundu… Buna üzüntü de eklenmişti… Akşam saatlerinde fenalaştı… Son kez hastane yolu göründü…. Bülent Ecevit beyin kanaması geçirmişti… Gülhane Askeri Tıp Akademisi`ndeki son çabalar onu hayata döndüremedi… Karaoğlan artık yoktu…

Türkiye Karaoğlanını kaybetti. 18 Mayısta geçirdiği beyin kanamasının ardından, Ankarada, Gülhane Askeri Tıp Akademisi Hastanesine kaldırılan eski Başbakan bülent Ecevit, 172nci gündü, yaşama veda etti.

Ecevitin ölümü ilk olarak, doktoru Mücahit Pehlivan tarafından basına duyuruldu. Hastaneden yapılan açıklamada ise, Ecevitin ölümü, 18 Mayıs 2006 tarihinden bu yana GATA Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Başkanlığı Yoğun Bakım Ünitesinde takip ve tedavisi yapılan Sayın Bülent Ecevit`in stabil seyreden solunum ve dolaşım fonksiyonları son bir haftadır giderek bozulmuş ve uygulanan tedavilere yanıt alınamamıştır. Sayın bülent Ecevit, 5 Kasım günü saat 22.40ta dolaşım ve solunum yetmezliği sonucu vefat etmiştir. Türk milletinin başı sağolsun cümleleriyle ifade edildi. Ecevit`in vefat haberini alan partililer Hastane önünde toplanırlarken, hastane önünde oldukça duygusal anlar yaşandı. Ecevitin sevenlerinin çoğu gözyaşlarını tutamazken, bazılarının bayıldığı ve tedavi altına alındığı gözlendi. Ecevitin ölüm haberinin duyulmasının ardından yazılı bir açıklama yapan Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Ecevitin yaşamını yitirmesinden büyük üzüntü duyduğunu ifade ederek, Türk Ulusu, Bülent Ecevit`in ülkemize yaptığı hizmetleri, her zaman saygıyla anımsayacaktır görüşüne yer verdi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da yaptığı yazılı açıklamada, Türk siyasetinin önemli bir şahsiyetini kaybettiğini vurgulayarak, Kendisini rahmetle anıyor, hayat arkadaşı Rahşan Hanım`a ve aziz milletimize başsağlığı diliyorum dedi. Erdoğan`ın DSP Genel Başkanı Zeki Sezer`i de telefonla arayarak baş sağlığı dileklerini ilettiği öğrenildi.

———————————————

GÜNDEM GÜNDEM GÜNDEM

Ecevit yeniden genel başkan
30 Nisan 2001 Hür

Gerilimli geçen DSP 5. Olağan Kurultayı`nda 963 delegenin oyunu alan Bülent Ecevit, yeniden Genel Başkanlığa getirildi. Ecevit`in karşısında yarışan Aydın Milletvekili Sema Pişkinsüt ise 86 oy aldı. Parti Meclisi ve Merkez Disiplin Kurulu üyelerinin de belirlendiği Kurultay`da 1084 delege oy kullandı. Oylardan 1049u geçerli, 35i ise geçersiz sayıldı. Sonuçların açıklanmasından sonra kürsüye gelen Ecevit, delegelere teşekkür etti.

Başbakan Bülent Ecevit`in “O sizi hiç aldatmadı” sloganını ön plana çıkardığı Kurultay`da, diğer başkan adayı Sema Pişkinsüt ise “Kapıkulu değil, demokratız” sloganını kullandı. Delegelerin, `Hain dışarı` sloganları attığı Pişkinsüt, oy kullanmadan salondan ayrılırken, üçüncü aday Ertan Kutlucan`ın adaylığı ise parti üyesi olmadığı için kabul edilmedi. Kutlucan`ın salona da giremediği öğrenildi.

Oylama sonuçlarının açıklanmasından sonra kürsüye gelen Ecevit bir teşekkür konuşması yaptı. Kurultay delegelerinin kendisine DSP Genel Başkanlığı onurunu bir kez daha yaşattıklarını belirten Ecevit, konuşmasında şunları söyledi:

“Bazı kimseler, bazı yazarlar DSPde örgüt olmadığını söylediler, yazdılar. Bu kurultayda bir kez daha DSP örgütünün ne kadar tutarlı bir örgüt olduğu görüldü. Aslında bizim örgütümüzü kıskananlar olduğuna inanıyorum.”

HAKKINDA YAZILANLAR

Teyze ile Prenses, Mahmut Çetin, Araştırmacı-yazar Mahmut Çetinin yazdığı Teyze ile Prenses kitabı Biyografi Net Yayınları tarafından neşredildi. Daha önce Boğazdaki Aşiret, X İlişkiler, Perinçek ve Aydınlık Hareketi ve Kart Kurt Sesleri gibi eserlere imza atan Mahmut Çetin, son kitabı Teyze ile Prensesi eğlenceli bir eser olarak sunuyor. Kitapta Sultan Vahdettin ile Bülent Ecevitin, Rahşan Ecevitle Atatürkün sosyal doku beraberliğine şahit oluyoruz. Doğrudan bir akrabalık ilişkisi olmasa da birbirine zıt kişilikler olarak düşündüğümüz bu ünlülerin birbiriyle dolaylı şekilde irtibatı okuyucuya hoşça vakit geçirtecek gibi görünüyor. Kitaptaki olaylar, Sultan Vahdettinin kızı Prenses Ulviye ile Bülent Ecevitin teyzesi Ferhande Okday etrafında gelişiyor.

Teyze ile Prenses bağlantı örgüsü

Teyze; Bülent Ecevitin annesi Nazlı Ecevitin büyük teyzesi Ferhande Okday.
Prenses; Sultan Vahdettinin kızı Prenses Ulviye.
* Son sadrazam Tevfik Paşanın oğlu İsmail Hakkı Okdayın birinci eşi Prenses Ulviye, ikinci eşi Nazlı Ecevitin annesinin teyzesi Ferhande Hanım. Yani Bülent Ecevit; Sultan Vahdettinin üvey kuzeni.
* Refik Halid Karay, Bülent Ecevit, Engin Noyan… Üç farklı kuşaktan üç meşhur insan. Bu üç kişinin bağlantıları şöyle: Engin Noyanın annesinin dedesi Niyazi Halid, Refik Halidin ağabeyi. Refik Halidin teyzesi İsmet Hanım, Bülent Ecevitin babaannesi.
* Rahşan Ecevit ile Aydın Boysan kuzen. Boysan Ailesinden Mecdi Boysan, Atatürkün kız kardeşi Makbule Atadanın kocası.
* İsmail Hakkı Okdayın kardeşi Şefik Okdayın torunu Aylin Okday, Alp Yalmanın yeğeni Ahmet Yalmanla evlenir.
* İsmail Hakkı Okdaydan boşanan (Sultan Vahdettinin kızı) Prenses Ulviye, Ali Haydar Germiyanoğlu ile ikinci evliliğini yapar.
* Ali Haydar Germiyanoğlunun ikiz kardeşi Celalettin Germiyanoğludur. Manken Billur Kalkavan, Celalettin Germiyanoğlunun torunu.

Bizim Alkibiades (Ecevit)
Ahmet Kabaklı
Toker Yayınları / Tez Kitapları Dizisi

Bu kitap, yakın tarihimizde bir şahsın gündelik olaylar içinde, karakter romanıdır. Siyasi koşuda bir ihtirasın kah kendi sözleriyle kah bizim kalemimizle ya da vakaları konuşturan tahlilidir.
Bir büyük partimizden hız alarak hiç bir kültüre ve inanca yerleşememiş bir kişi… Tesadüfün ve zorlamanın genel sekreter, genel başkan, Başbakan, ana muhalefet lideri yaptığı kişi…

Ecevit`ten Ecevit`e…
(1977-1987 Yılları Arasında Sosyal Demokratların Çöküşünü Belgeleyen Anılar)
Engin Ünsal
İnkılap Kitabevi / Türk Yazarlarda Roman Anı Hikaye Dizisi

Askeri darbeler sonrasında kurulacak sivil toplum düzeninde solun iktidar olma olasılığını siyaset bilimi çok ciddi bir veri olarak kabul eder. Türkiye 12 Eylül sonrasında bu şansı yakalamıştı. Sosyal demokratların akıl almaz yanlışları ve bağışlanmaz tutarsızlıkları sonunda bu tarihi fırsat kaçırıldı.

Engin Ünsal 12 Eylül öncesinde CHP içinde ve 12 Eylül sonrasında sosyal demokratlar arasındaki politikayı bütün sıcaklığı ile yaşadı. Bu günlüğü yaşadığı çaresizliği belgelemek için tuttu. 1977-1987 yılları arasında yaşadıkça yazdığı olaylar, sosyal demokratların acıklı serüveninin / belgeseli niteliğindedir. Sosyal demokratların tarihten ders almayı bilselerdi bugün çok daha başka bir Türkiye`nin yurttaşları olarak yaşıyor olacaktık. Bugün yaşadıklarımızdan ve ileride yaşayacağımız tüm olumsuzluklardan neden sosyal demokratların sorumlu olduğunun yanıtını bu günlükte bulacaksınız. İnkilap Kitabevi bu kitabın sadece dağıtımından sorumludur. Kitabın yayınlanmasından doğacak tüm hukuki ve cezai sorumluluk kitabın yazarına aittir.

ABDYE IRAK MESAJI

Ecevit, ABD Savunma Bakanı ile yaptığı görüşmede “Iraka ambargo yüzünden 35 milyar dolar zarar ettik. Türkiyeye danışmadan karar almayın” dedi..
FİKRET BİLA
Milliyet 5 Haziran 2001

Başbakan Ecevit, ABD Savunma Bakanı Rumsfeldi kabulünde, Başkan Bush ve Washingtona önemli mesajlar gönderdi.
Ecevit, özellikle Bağdatla ilişkiler ve Kuzey Iraktaki gelişmelerle ilgili olarak Türkiyenin değerlendirmesini aktardı. ABDli bakana, “Kuzey Irakla ilgili olarak Türkiyeye danışmadan karar almayın” dedi. Ecevit, görüşme sonrasında sorularımıza verdiği yanıtlarda şu değerlendirmeleri yaptı:
Bakanla görüşmemiz verimli geçti. Kendisiyle başlıca Bağdatla ilişkiler, Kuzey Iraktaki gelişmeler, Irakın petrol ihracatıyla ilgili olarak aldığı karar, Ortadoğudaki gelişmeler, savunma projelerimizle ilgili kararlar konusunda görüş alışverişinde bulunduk. Ayrıca Rumsfeld, ekonomik programımızla attığımız adımları olumlu buldu. ABDli bakana Irak konusunda Körfez Savaşından bu yana Türkiyenin en fazla zarar gören ülke olduğunu anımsattım. Zararımızın 35 milyar dolar olduğunu belirttim.
Bölge politikasıyla ilgili olarak ABDnin ve Türkiyenin etkin iki ülke olarak daha yakın çalışmaları gerektiğini vurguladım. Güvenlik Konseyinde geliştirilen planların, ABDnin uyguladığı politikaların sonuç vermediğini, bölgede en fazla etkilenen ve ilişkileri en gelişkin olan ülke olarak Türkiyenin devrede olması gerektiğini ifade ettim. ABDnin bu nedenle Türkiyeye danışmasının yararları üzerinde durdum. Türkiyenin görüşü alınmadan, Türkiyeye danışılmadan karar alınmaması gerektiğini ifade ettim.
Irakın petrol ihracı konusundaki son kararından, en fazla Türkiyenin ve uygulanan ekonomik programın olumsuz etkileyebileceği üzerinde durdum. Ayrıca, Bağdatla temas içinde çözümler üretilmesinin yararını vurguladım.”
Ecevit, İsrail ve Filistin arasında görüşme ortamının bir an önce sağlanması gerektiğini ilettiğini belirtti.
Başbakan, Avrupa Güvenlik ve Savunma Kimliği (AGSK) konusunda ise şu değerlendirmeyi yaptı: “AGSK konusunda yapılan toplantıda bazı ilerlemeler kaydedildi. Ancak, Türkiyenin bunlarla yetinmesi mümkün değildir. Bakana, bunu da ilettim. Türkiyenin böyle bir oluşumun dışında tutulması kabul edilebilir bir durum değildir.”
Ecevit, Rumsfeldin bu yaklaşımları olumlu karşıladığını kaydetti.

GÜNDEM GÜNDEM GÜNDEM 5 HAZIRAN 2001

ABD`ye Irak Şoku

ABD artık umut vermiyor!
BARÇIN YİNANÇ Ankara
Milliyet 5 Haziran 2001

Ankaraya yarım günlük ziyarette bulunan ABD Savunma Bakanı, Türkiyenin sıkıntılarını anladığını söyledi, ancak destek vaadinde bulunmadı

ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld, yarım günlük ziyaretinde Türkiyenin Irakla ilişkilerini ölçülü götürmesi mesajını verirken, Ankara da Iraka yönelik yeni yaptırımlar rejiminin komşu ülkelerin zararını artırmamasını istedi. Ankaranın Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikasıyla ilgili endişelerini ilettiği Rumsfeld, Türkiyenin sıkıntılarını anladığını belirtmekle beraber, destek vaadinde bulunmadı. Rumsfeldin temasları sırasında masaya yatırılan üç konu şöyle:
AGSK: Ankaranın taleplerinin karşılanmamasının sadece Avrupa güvenlik mimarisi açısından değil, Türkiyenin ulusal güvenliği bakımından da onarılmaz zafiyetler yaratacağı vurgulandı. Rumsfeld, Türkiyenin anlaşılabilir endişeleri bulunduğunu söylerken, güçlü bir destek vaadinde bulunmadı.
Irak: Rumsfeld, Ankaranın Bağdatla ticari ve siyasi ilişkilerini ölçülü tutması mesajını verdi. Ankara ise akıllı yaptırımların zaten ambargodan büyük zarar gören komşu ülkeleri endişelendirdiğini vurguladı.
Füze Savunma Sistemi: Rumsfeld, kitle imha ve nükleer silahların kontrol mekanizması zayıf ülkelerin eline geçtiğini söyledi. Türkiyeden taleplerinin ne olduğunun sorulması üzerine Rumsfeld, yeni savunma sisteminin hangi altyapıya oturacağının belli olmadığınndan dolayı herhangi bir konuşlandırma yapmadıklarını söyledi.

Genelkurmay dikkat çekti
ABD Savunma Bakanının Ankaradaki temaslarının öncelikli konularından birini oluşturan Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikasıyla (AGSP) ilgili en ciddi uyarı, Genelkurmay Başkanlığından geldi. Genelkurmay, Türk tarafının temel görüşlerinden olumsuz sapmaların Türkiyenin ulusal güvenliğinde onarılmaz zafiyetler yaratacağını bildirdi. Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıtın Rumsfeldle görüşmesinde, daha önce yapılmamış bir uygulamaya geçilerek, Beyaz Saraydaki gibi basına bir bilgi notu dağıtıldı.



'Bülent Ecevit Biyografisi' konusunu bir tıklamayla Facebook`ta paylaşabilirsin!..
Tarih: 22 Ağustos 2008 Kategoriler: Kimdir?

Etiketler:


Bülent Ecevit Biyografisi” için 1 Yorum


  1. bekır erdogan

    sayın ecevit nerde dohmustur cocukluğu hangi ilde gecmistir baba ve ana kokeni nerden gelmiştir .tc cumhiriyeten nerden gelmiş ve kökeni nereye dayanır bilgi vermenizi önem le rica ederim saygılarım arz ederim

Konu hakkında siz ne düşünüyorsunuz?   Bülent Ecevit Biyografisi ile ilgili yorumlar...