Ilgaz Zorlu Biyografisi




Ilgaz Zorlu Biyografisi

1969 yılında İstanbul`da doğdu.İlk ve orta öğrenimini İstanbul`da tamamladıktan sonra, 1986-90 yılları arasında Bursa`da Uludağ Üniversitesi İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünü bitirdi.1990-1991 yılları arasında Dr.Gad Nasi`nin yardımları ile Kudüs`te bir yıl süren araştırmalarda bulundu.Bu arada Sabetaycılığın önemli kaynaklarının muhafaza edildiği Ben Zwi Enstitüsünde incelemeler yaptı.Yavne Kibbutz`unda Yahudi Tarihi ve Kültürü konusunda eğitim gördü.Halen İstanbul`da yaşayan yazar, Selanik`te okulu ile ün salan ve Atatürk`ün ilk öğretmeni olan Şemsi Efendi`nin altıncı kuşaktan torunudur.Ilgaz Zorlu Sabetaycılık kosunda tartışmalara yol açan yazılarını önce Birikim, Tarih ve Toplum, Toplumsal Tarih ve Tiryaki dergilerinde yayınladı ve bilahare Evet Ben Selanikliyim adı altında kitaplaştırdı.Yazar 2000 yılı başlarında Zvi-Geyik Yayınevi`ni kurarak iki önemli eser neşretti.Bunlar Prof.Abraham Galante`nin Sabetey Sevi ve Sabetaycılığın Gelenekleri ve Mehmet Şevket Eygi`nin Yahudi Türkler yahut Sabetaycılar adlı kitaplarıdır.

ESERİ:Evet Ben Selanikliyim/Türkiye Sabeteycılığı Birinci Baskı İstanbul 1998

HAKKINDA YAZILANLAR

Hahambaşılık Cumhuriyet ile yaşıt değil ki…
Ilgaz Zorlu ile konuşma

Konuşan Mahmut Çetin
Tarih ve Düşünce Kasım 2000 sayı 11 sf.40-45

——Ilgaz Zorlu kendisini nasıl tanımlıyor?

——Ilgaz Zorlu kendisini nasıl tanımlıyor ?Ben kendimi bir defa dini yönü fekalade kuvvetli olan sabataycı gelenekten gelen bir aileye mensup.Aynı zamanda baba tarafından da müslüman bir aileye mensup fakat kalbi sabataycılığın tarafında atıyor.Ve istiyor ki,Sabataycılık Türkiyede böyle iki yüzlü karışık bir cemaat olmaktan çıksın.Hakikaten Türkiyenin tarihinde çok faydaları olmuş, çok katkıları olmuş bir cemaat. Tabii şunu da mutlaka belirtmek lazım.Siyasi düşünce olarak zaman zaman bazı problemler yaşadı. Bi defa bunu tamamen karşıyım.Her zaman bir dini hareketin siyasi sonuçlar doğurmasına karşıyım. Yani din, dinde takılmalı.Dinin varlık alanı siyasetin içine sokulmamalı. Şimdi neden benim böyle bir merakım var?Bana hep bu soru soruluyor.Ben de bu sorunun cevabını çok açık olarak veriyorum.Bir defa üniversite yıllarımda kamu yönetimi okudum, siyaset bilimi okudum Uludağ Üniversitesinde. O yıllarda İttihad ve Terakki, 1908 dönemini özellikle inceledim. Benim dikkatimi bir şey çekti.Şimdi bakıyoruz Hareket Ordusu Selanikte kuruluyor, Türkiyenin ilk mason locaları Selanikte kuruluyor, Türkiyede ilk demiryolu orda yapılıyor, belediyecilik, işçi hareketleri orada başlıyor.

—-Balkan komitacılığı burda başlıyor.Sırpı, Bulgarı, İttihadcısı.

—-Tabi tabii …. Jön Türk hareketi, İttihad Terakki aslında orda başlıyor. Niye Erzurumda başlamıyor da İttihad Terakki Selanikte başlıyor.Bu çok önemli bir şey.Şimdi bu kadar önemli olayın bir araya gelmesine bi defa ben tesadüf olarak bakmıyorum.Demekki bizim yapmamamız gereken şey ne? Bugüne kadar hiç yapılmamış bir şey, bu kadar önemli hadisenin yaşandığı kentin demografik yapısının incelenmesi lazım.Yani bu kentte niye böyle bir hareket başladı? Şimdi bilimsel bir takım verileri açıklamakla, ırkçı olmak arasında çok ince bir çizgi var.Onun için hiç kimsenin reddedemeyeceği bir şey var. Bir kişinin siyası kişiliğini belirleyen öncelikle içinden geldiği toplum ve o toplumun kültürüdür.Bunu katiyyen değiştiremezsiniz.

—–Siz Selanikli sabetaycı bir aileye mensupsunuz…

——Evet büyükbabamın büyükbabası da Atatürkün öğretmeni Şemsi Efendi.

——Şemsi Efendinin soyundan geliyorsunuz.Şemsi Efendinin Türkiye tarihi için önemi nedir ?

—-Yeni bir kitap çıktı Azmi Koçakın yazdığı Atatürkün ilk Öğretmeni Şemsi Efendi.Bu kitap daha ziyade eğitimci kişiliğini anlatıyor. Şimdi Şemsi Efendinin benim için önemli şu.Şemsi Efendi yaşadığı dönemde sabataycılar arasında üçe ayrılan bu cemaat yapısını bir araya getirmek istiyordu.Şemsi Efendinin özelliği buydu.Bu üç cemaatı bir araya getirecekti.Daha sonra da bu üç cemaatın bir araya gelmesinden sonra cemaatın kaderi ne olacaktı.Orda en önemli faktör Balkan Savaşı..

——Bu üç kol Kapaniler, Yakubiler, Karakaşlar tek bir cemaat haline gelebildi mi?

——Hayır gelemedi.Bugünkü sabataycılılığın makus kaderi bizi nereye getirdi.Üç ayrı sabataycı grup var.Üç grubun içinde de dini düşüncelerini devam ettiren insanlar var.Bir de bu üç grup içinden gelip de hiçbir şekilde dinle alakası olmayan ama bakın kültür olarak, etnisite olarak sabataycı kökenli insanlar var.

——Sabataycıların İtihad Terakkiden günümüze kadar önemli etkileri var.Şimdi ordan cemaatın özelliklerine gelmek istiyorum.Sizin yazdıklarınızdan, kısmen diğer kitaplardan şöyle bir şey öğreniyoruz biz.Bir yahudi olan Sabatay Sevi tarihin bir döneminde kendini yahudi olarak ifade ediyor ve ona bağlı olan insanlar da kendi içinde musevi geleneklerini devam ettirmiş.Siz mensubu olduğunuz cemaatı, Türkiye Sabataycılarını bir şeye davet ediyorsunuz: Kimliğimizi açıklayalım, ibadetimizi açıktan yapalım. Şimdi ben buraya gelirken Beyoğlunda kiliselerin Pazar ayininden çıkan insanları gördüm.Sünni bir Türk olarak, bir Osmanı Türkü olarak bundan bir rahatsızlık duymadım.Onları değişik bir renk olarak gördüm.Açıktan ibadet eden musevileri de aynı gözle değerlendiriyorum.Bir gazeteci olarak bir çok sabataycı insanı bire bir tanımama rağmen onların ne zaman ne yapacağını tahmin edemiyorum.

——–Bir defa şuna bakmak lazım.Sabataycılık Osmanlı İmparatorluğu döneminde iki yüzyıldan fazla bir süre kapalı bir cemaat olarak yaşamış, buna Osmanlı İmparatorluğu izin vermiştir.Avram Galantenin kitabında göreceksiniz, Abdülhamid Hahambaşısından sabataycılık hakkında bilgi istemiş.Abdülhamid burda sabataycılara karşı bir reaksiyona girebilirdi.Demiştir ki, bu insanları rahat bırakın.Burda hoşgörünün ötesinde başka bir sistem var.İlber Ortaylının dediği gibi kompartımanlar sistemi.Kendi içinde, kendi hayatını yaşıyor hiçbir baskıya maruz kalmadan.Ne zaman ki, devlete karşı bir unsur haline geliyor o zaman müdahale ediyor.Burda da müdahaleler gayet yumuşuk, sürgün gibi… Sabetay Sevi ne yapmıştır? Sinegoglarda okunun duaların son bölümünden padişahın ismini çıkartıp kendi isimini koymuş, o zaman sultan demiş ki, adam nasıl istiyorsa öyle yapsın, nasıl istiyorsa öyle dua etsin.Şimdi bu bir mantıktır.O devirde Avrupada ne yapılmıştır ona bakalım.Avrupada yahudiler cadılıkla suçlanmış ve yakılmıştır.Şimdi bu farka çok dikkat edelim.Biz sabetaycılar Avrupada ortaya çıksaydık, bizi kesinlikle öldürürlerdi.

———Osmanlının, sabetaycılara bu hoşgörüsüne rağmen Sabetaycıların Türkiyedeki batıcı kesimlerle jöntürklerden İttihad ve Terakkiden gelen bir beraberliği var.

——Selanik Sabetaycılar için kutsal bir şehir.Balkan Savaşından sonra artık ortaya bir tablo çıkıyor, imparatorluk dağılma sürecine giriyor.Neden Sabetaycılar Abdülhamide karşı hareket ettiler.O dönemde Osmanlı İmparatorluğu içinde siyonizm isteyen bazı yahudiler var. Gerçi İstanbul yahudileri bunları desteklemiyor.Ama Selanik yahudileri bir devlet kurma fikrini destekliyorlar

——Emanuel Karasu gibi…

——Evet Karasu gibi bir çok yahudi bu fikri destekliyor.Şimdi tarihi olayları incelerken bilimsel yöntemlerden ayrılmamamalıyız, tarihin içine girip bir resmi tarih oluşturmamalıyız.Şimdi Türkiyede Sabetayc



'Ilgaz Zorlu Biyografisi' konusunu bir tıklamayla Facebook`ta paylaşabilirsin!..
Tarih: 23 Ekim 2008 Kategoriler: Kimdir?

Etiketler:


Konu hakkında siz ne düşünüyorsunuz?   Ilgaz Zorlu Biyografisi ile ilgili yorumlar...