<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>Mehmet Zahid Kotku Biyografisi yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://nedirkimdir.org/mehmet-zahid-kotku-biyografisi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://nedirkimdir.org/mehmet-zahid-kotku-biyografisi/</link>
	<description>Ne Nedir? Kim Kimdir? Hayat Hikayeleri, Biyografiler, Kelime Anlamları, Tanımları, Sözlük, Ansiklopedik bilgiler...</description>
	<lastBuildDate>Sat, 17 Dec 2011 14:41:30 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
	<item>
		<title>Yazar: Fatih Makas</title>
		<link>http://nedirkimdir.org/mehmet-zahid-kotku-biyografisi/yorumlar-1/#comment-982</link>
		<dc:creator>Fatih Makas</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Jun 2009 14:48:34 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.nedirkimdir.org/mehmet-zahid-kotku-biyografisi/#comment-982</guid>
		<description>Bir avuç insan; mensubiyet iddia ettiği dergahına, ecdadına, inancına ters düşmüş bir avuç izansız mürid-i mürted, müteşeyih ve yardakçıları ve tabileri  bir kaşık suda fırtına koparıp, büyük gerçekleri çarpıtıp efkâr-ı umûmiyeyi şaşırtabiliyor.

Dergahımızın başına çöreklenmiş bazı mana yolu teröristlerinin ellerinde büyük malî imkânlar, geniş propaganda vasıtaları var; doğruyu eğri, eğriyi doğru; iyiyi kötü, kötüyü iyi gösterebiliyorlar. Gerçeği araştırmayan veya gerçeği bildiği halde menfaatleri icabı zalimlerin tarafında olan veya gerçeği göremeyen cahil kitle bunlara kapılıyor, gerçeği görenler ise biraz hayret, biraz da ibretle onları seyrediyor, âkıbetlerini gözlüyor, küskün ve suskun duruyor. Biz işin iç yüzünü bilen, gerçeği gören ihvanlar olarak susmamalıyız. Hakkın ve hayrın söylenmesi gerektiği zaman susmak büyük günahtır; emr-i mâruf ve nehy-i münker dinimizin en önemli farzlarından, bizim en mühim görevlerimizden biridir. Bir de biz konuşmaya başlasak, herkes hangi fikrin ekseriyette olduğunu anlayacak; kötü niyetli ve çarpık zihniyetliler, bu muhteşem kalabalıktan ürkecek, korkup sinecek; olaylardan üzgün  dergahı ve dergah hizmetlerini savunma azminden yese düşmüş hayırhah kişilerin yüzü gülecek, canlarına can katılacak.

Kendi öz İslâmî görüşümüzü açıklamaktan, müteşeyyih Nurettin Coşan’a ve tabilerine ve hatta Nurettin Coşan’ın bu hale gelmesine sebep olan menfaatperest Osman Başpehlivan gibi saldırganlara ilmin, mantığın, imanın yolunu göstermekten –Allah aşkına– bir an bile geri durmayınız; çünkü bu da İslâmî cihadın en asil cephelerinden biridir.

Şurası muhakkak ki bu hayati konuda yani dergahımız üzerinde oynanan oyunlar, şeyh olmadığı halde şeyhliğini ilan edenler ve menfaatleri gereği bu sahtekarlığı ve yalanı devam ettirenler, sen yanlış yapıyorsun, zalimsin demeyenlere karşı çok daha müessir müeyyideler ve tedbirler almak, çareler bulmak gerekiyor. Çünkü kötülüğü sözle tenkit yeterli değildir, fiilî önlemlere ihtiyaç vardır; bal bal demekle ağız tatlı olmaz, iyi şeyleri temennî etmek yeterli değildir, pratik ve sonuç alıcı hamlelere girişmek, iyi çözümü her ne pahasına olursa olsun uygulamak şart olmaktadır.

O halde Müteşeyyih Nurettin Coşan’a ve yandaşlarına hesap sorunuz. Unutmayınız ki onlar sizin siz zalimsiniz yalan söylüyorsunuz dememeniz sebebiyle zulumlerini devam ettirip geliştiriyorlar.
 İşin asıl kaynağı, hakikî imanın, güzel ahlâkın, tasavvuf hayatının, nefis mücahedesinin, Allah korkusunun, mesuliyet duygusunun yokluğudur.

Mahmud Es’ad efendimiz hz.lerinin hakiki halifesi ve dergahımızın postnişini Halid Yaşar efendi hz.lerini biliniz, bulunuz, seviniz ve dergah hizmetlerinin gelişmesine maddeten ve mânen yardımcı olunuz; çünkü Allah yolunda cihadın en mühim dallarından biri de budur.

Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez;
Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez.

Dergahımızın başına üşüşen fitneleri görüp üzülüyoruz. Fitnelerin çokluğu ortada; ya anlayışsız dostlara (!) ne demeli! Bir de “Ben dervişim” dediği halde, müteşeyyih safında yer alan, makam-ı irşadın hakiki sahiplerine onlarla birlikte cephe alan, onları arkadan hançerleyenler var. Şu fâni dünyanın birkaç günlük sefasına, muvakkat ikbaline, düşmanların onlara sağladığı birkaç hasis menfaate aldanıp, âhiretlerini mahvediyorlar.

“Ticaretleri kendilerine hiç de kâr getirmedi.”
Mu’în-i zâlimin, dünyâda erbâb-ı denâetdir
Köpekdir zevk alan sayyâd-ı bî-insâfa hizmetden.

Yeis yok, oturup ağlayacak değiliz. Bu ilahî bir kanundur: Allahu Teâlâ, kendisine inananları daima böyle sıkıntılarla denemiş, imanlarını olgunlaştırmıştır. Sıkıntılara uğrayanlar takdirin Allah’tan olduğunu görüp sabır ve metanet göstermelidirler. Sabredenler sonunda başarıya ve zafere ulaşacaklardır. Mü’mini hiçbir şey yıldıramaz. Mü’min için hüsran yoktur, her türlü hal ve durumda kârdadır. Ölse şehit, kalsa gazi, sabretse sevap, şükretse nimet ve bolluk...

Felek her türlü esbâb-ı cefâsın toplasın gelsin
Dönersek kahbeyiz millet yolunda bir azîmetden.

Bilmeyen ne bilsin bizi?
Bilenlere selam olsun!</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bir avuç insan; mensubiyet iddia ettiği dergahına, ecdadına, inancına ters düşmüş bir avuç izansız mürid-i mürted, müteşeyih ve yardakçıları ve tabileri  bir kaşık suda fırtına koparıp, büyük gerçekleri çarpıtıp efkâr-ı umûmiyeyi şaşırtabiliyor.</p>
<p>Dergahımızın başına çöreklenmiş bazı mana yolu teröristlerinin ellerinde büyük malî imkânlar, geniş propaganda vasıtaları var; doğruyu eğri, eğriyi doğru; iyiyi kötü, kötüyü iyi gösterebiliyorlar. Gerçeği araştırmayan veya gerçeği bildiği halde menfaatleri icabı zalimlerin tarafında olan veya gerçeği göremeyen cahil kitle bunlara kapılıyor, gerçeği görenler ise biraz hayret, biraz da ibretle onları seyrediyor, âkıbetlerini gözlüyor, küskün ve suskun duruyor. Biz işin iç yüzünü bilen, gerçeği gören ihvanlar olarak susmamalıyız. Hakkın ve hayrın söylenmesi gerektiği zaman susmak büyük günahtır; emr-i mâruf ve nehy-i münker dinimizin en önemli farzlarından, bizim en mühim görevlerimizden biridir. Bir de biz konuşmaya başlasak, herkes hangi fikrin ekseriyette olduğunu anlayacak; kötü niyetli ve çarpık zihniyetliler, bu muhteşem kalabalıktan ürkecek, korkup sinecek; olaylardan üzgün  dergahı ve dergah hizmetlerini savunma azminden yese düşmüş hayırhah kişilerin yüzü gülecek, canlarına can katılacak.</p>
<p>Kendi öz İslâmî görüşümüzü açıklamaktan, müteşeyyih Nurettin Coşan’a ve tabilerine ve hatta Nurettin Coşan’ın bu hale gelmesine sebep olan menfaatperest Osman Başpehlivan gibi saldırganlara ilmin, mantığın, imanın yolunu göstermekten –Allah aşkına– bir an bile geri durmayınız; çünkü bu da İslâmî cihadın en asil cephelerinden biridir.</p>
<p>Şurası muhakkak ki bu hayati konuda yani dergahımız üzerinde oynanan oyunlar, şeyh olmadığı halde şeyhliğini ilan edenler ve menfaatleri gereği bu sahtekarlığı ve yalanı devam ettirenler, sen yanlış yapıyorsun, zalimsin demeyenlere karşı çok daha müessir müeyyideler ve tedbirler almak, çareler bulmak gerekiyor. Çünkü kötülüğü sözle tenkit yeterli değildir, fiilî önlemlere ihtiyaç vardır; bal bal demekle ağız tatlı olmaz, iyi şeyleri temennî etmek yeterli değildir, pratik ve sonuç alıcı hamlelere girişmek, iyi çözümü her ne pahasına olursa olsun uygulamak şart olmaktadır.</p>
<p>O halde Müteşeyyih Nurettin Coşan’a ve yandaşlarına hesap sorunuz. Unutmayınız ki onlar sizin siz zalimsiniz yalan söylüyorsunuz dememeniz sebebiyle zulumlerini devam ettirip geliştiriyorlar.<br />
 İşin asıl kaynağı, hakikî imanın, güzel ahlâkın, tasavvuf hayatının, nefis mücahedesinin, Allah korkusunun, mesuliyet duygusunun yokluğudur.</p>
<p>Mahmud Es’ad efendimiz hz.lerinin hakiki halifesi ve dergahımızın postnişini Halid Yaşar efendi hz.lerini biliniz, bulunuz, seviniz ve dergah hizmetlerinin gelişmesine maddeten ve mânen yardımcı olunuz; çünkü Allah yolunda cihadın en mühim dallarından biri de budur.</p>
<p>Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez;<br />
Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez.</p>
<p>Dergahımızın başına üşüşen fitneleri görüp üzülüyoruz. Fitnelerin çokluğu ortada; ya anlayışsız dostlara (!) ne demeli! Bir de “Ben dervişim” dediği halde, müteşeyyih safında yer alan, makam-ı irşadın hakiki sahiplerine onlarla birlikte cephe alan, onları arkadan hançerleyenler var. Şu fâni dünyanın birkaç günlük sefasına, muvakkat ikbaline, düşmanların onlara sağladığı birkaç hasis menfaate aldanıp, âhiretlerini mahvediyorlar.</p>
<p>“Ticaretleri kendilerine hiç de kâr getirmedi.”<br />
Mu’în-i zâlimin, dünyâda erbâb-ı denâetdir<br />
Köpekdir zevk alan sayyâd-ı bî-insâfa hizmetden.</p>
<p>Yeis yok, oturup ağlayacak değiliz. Bu ilahî bir kanundur: Allahu Teâlâ, kendisine inananları daima böyle sıkıntılarla denemiş, imanlarını olgunlaştırmıştır. Sıkıntılara uğrayanlar takdirin Allah’tan olduğunu görüp sabır ve metanet göstermelidirler. Sabredenler sonunda başarıya ve zafere ulaşacaklardır. Mü’mini hiçbir şey yıldıramaz. Mü’min için hüsran yoktur, her türlü hal ve durumda kârdadır. Ölse şehit, kalsa gazi, sabretse sevap, şükretse nimet ve bolluk&#8230;</p>
<p>Felek her türlü esbâb-ı cefâsın toplasın gelsin<br />
Dönersek kahbeyiz millet yolunda bir azîmetden.</p>
<p>Bilmeyen ne bilsin bizi?<br />
Bilenlere selam olsun!</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: M ARIK</title>
		<link>http://nedirkimdir.org/mehmet-zahid-kotku-biyografisi/yorumlar-1/#comment-981</link>
		<dc:creator>M ARIK</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Jun 2009 11:29:55 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.nedirkimdir.org/mehmet-zahid-kotku-biyografisi/#comment-981</guid>
		<description>ŞEYH HALİD YAŞAR MUTLU Bazı forumlara şeyh olarak eklenen Yaşar Mutlu bizim Sandıklı’dan yakın arkadaşımız olur. Burada meczub Yaşar olarak bilinir, elektrikçi çıraklığı yapar ve komik hareketleri ile bizleri güldürürdü. 1985 1990 yıllarında bir cemaat ile bir partiye gelip gitmeye başladı ancak uygunsuz hareketleri nedeniyle dışlandı. Yaptığı tesisatlarda kısa sürede arıza yapınca Sandıklıda kimse iş vermez oldu. Oda karısıyla 2 çocuğunu, geride bir yığın borcunu bırakıp Denizliye göç etti. Denizli’de cemaata yaklaşıp sakal bırakarak kendini tayin bekleyen müftü olarak tanıttı. Bekar olduğunuda özellikle söyledi. Dul bir kadının evine iç güveysi olarak girdi, 2 sene durumu idare etti. Hatta karısının kardeşlerinden maddi yardım aldı. Bir gün işim var deyip Sandıklı’ya gidince Denizlideki karısı bu durumdan şüphelenerek arkasından gider. Sandıklı da Karacaören köyünde müftü Yaşarı aramayı başlar. Onlarda bizde müftü yok ama elektrikçi Yaşar var deyip bahçeye götürürler. Yaşar o sırada ilk karısıyla meyve toplamaktadır. Birbirinden habersiz iki kadın karşılaşınca kıyamet kopar. Kavga büyür. Yaşar ilk karımdan boşanacaktım kem küm ederek işi pişkinliğe vurur. Denizli li karısı ikna olmuş görünerek onu geri çağırır. Bu arada kardeşlerine haber verir. Yaşar bu işten sıyrıldım diye sevinçle Denizliye gider ve kapıyı çalar. İçeri girince ne görsün eli sopalı 5-6 erkek onu beklemektedir. Dayak faslı korkunç olur. Kemikleri kırılıncaya kadar dövülür ve bayılınca sokağa atılır. Sargılar içinde hastanede uzun süre tedavi görür. Bu arada iki karısıda kendisini terk etmiştir. Bunalıma giren Yaşar yarım olan aklını burada yitirir. Biyografisinde sıkıntılı günler yaşadım dediği vakit bu tarihlere rast gelmektedir. Ancak bu husus biyografisinde es geçilmiş ve hiç değinilmemiştir. Sandıklı ya geri dönünce herkes kendisini tebrik eder ve bu işi bizede öğret derler. Çünkü 2 sene boyunca hiç çalışmadan geçinmek ve 2 hanımı birden idare etmek herkesin harcı değildir. Sandıklı da birde üçkağıtçı ve dolandırıcı ünvanları eklenince fazla kalamaz. İstanbula göç eder. Orada da aynı yöntemle 2 kadının evine yerleşir ama foyası ortaya çıkınca kovulur. Bu kadınlardan da çocuğu olduğu bilinmektedir. En son aynı yöntemle Anadolu yakasına yerleşir. Bunlara inanmayan varsa sandıklı da herhangi bir din görevlisine sorup gerçeği öğrenebilirler. Bu arada Sandıklı daki kızı başkalarının yardımıyla evlendirilir, oğlu ise babasız ve ezik büyümek zorunda kalır. Rahmetli Esat Hocaya ait forumların altına bazı kişiler tarafından eklenti yapılarak 41. sıradan şeyh olarak lanse edilmeye başlanmıştır. Bizim Yaşarı şeyh falan diye gaza getirip bazı planlar kuranların olduğu tesbit edilmiştir. Esat Hocanın ağzından sahte bir icazetname uydurulmuş olup, ikinci sahte şeyh ALİ Kalkancı vakası yaşanmak üzeredir. Yaşarın hiç ilmi olmadığı gibi 5 dakikalık sohbet dahi yapacak güçte değildir. Kendisiyle konuşmanızın 2. dakikasında onu çözersiniz. Güzel ilçemiz Sandıklı nın isminin böyle bir vahim durum için kullanılmasını kimse istemez. Buradaki kişiler olaya şaka gibi bakıp Yaşarı önemsemiyor ama saf insanlarımızın kafasında soru işaretleri oluşuyor. Bu sitelerin yöneticileri olayı ciddiye alın ve araştırın. Yaşar Mutlu ile irtibata geçin ve kendisini dinleyin. Bu sitelere yazılan sahte icazetnameyi sorun. Aksi takdirde hem manevi olarak hemde yasal olarak sorumlu olabilirsiniz. Bizden uyarması. Allah herkese akıl fikir versin. Cahille alim, deliyle veli birbirine çok çabuk karışabiliyor. SANDIKLI DAN YAKIN TANIYANLAR…..</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>ŞEYH HALİD YAŞAR MUTLU Bazı forumlara şeyh olarak eklenen Yaşar Mutlu bizim Sandıklı’dan yakın arkadaşımız olur. Burada meczub Yaşar olarak bilinir, elektrikçi çıraklığı yapar ve komik hareketleri ile bizleri güldürürdü. 1985 1990 yıllarında bir cemaat ile bir partiye gelip gitmeye başladı ancak uygunsuz hareketleri nedeniyle dışlandı. Yaptığı tesisatlarda kısa sürede arıza yapınca Sandıklıda kimse iş vermez oldu. Oda karısıyla 2 çocuğunu, geride bir yığın borcunu bırakıp Denizliye göç etti. Denizli’de cemaata yaklaşıp sakal bırakarak kendini tayin bekleyen müftü olarak tanıttı. Bekar olduğunuda özellikle söyledi. Dul bir kadının evine iç güveysi olarak girdi, 2 sene durumu idare etti. Hatta karısının kardeşlerinden maddi yardım aldı. Bir gün işim var deyip Sandıklı’ya gidince Denizlideki karısı bu durumdan şüphelenerek arkasından gider. Sandıklı da Karacaören köyünde müftü Yaşarı aramayı başlar. Onlarda bizde müftü yok ama elektrikçi Yaşar var deyip bahçeye götürürler. Yaşar o sırada ilk karısıyla meyve toplamaktadır. Birbirinden habersiz iki kadın karşılaşınca kıyamet kopar. Kavga büyür. Yaşar ilk karımdan boşanacaktım kem küm ederek işi pişkinliğe vurur. Denizli li karısı ikna olmuş görünerek onu geri çağırır. Bu arada kardeşlerine haber verir. Yaşar bu işten sıyrıldım diye sevinçle Denizliye gider ve kapıyı çalar. İçeri girince ne görsün eli sopalı 5-6 erkek onu beklemektedir. Dayak faslı korkunç olur. Kemikleri kırılıncaya kadar dövülür ve bayılınca sokağa atılır. Sargılar içinde hastanede uzun süre tedavi görür. Bu arada iki karısıda kendisini terk etmiştir. Bunalıma giren Yaşar yarım olan aklını burada yitirir. Biyografisinde sıkıntılı günler yaşadım dediği vakit bu tarihlere rast gelmektedir. Ancak bu husus biyografisinde es geçilmiş ve hiç değinilmemiştir. Sandıklı ya geri dönünce herkes kendisini tebrik eder ve bu işi bizede öğret derler. Çünkü 2 sene boyunca hiç çalışmadan geçinmek ve 2 hanımı birden idare etmek herkesin harcı değildir. Sandıklı da birde üçkağıtçı ve dolandırıcı ünvanları eklenince fazla kalamaz. İstanbula göç eder. Orada da aynı yöntemle 2 kadının evine yerleşir ama foyası ortaya çıkınca kovulur. Bu kadınlardan da çocuğu olduğu bilinmektedir. En son aynı yöntemle Anadolu yakasına yerleşir. Bunlara inanmayan varsa sandıklı da herhangi bir din görevlisine sorup gerçeği öğrenebilirler. Bu arada Sandıklı daki kızı başkalarının yardımıyla evlendirilir, oğlu ise babasız ve ezik büyümek zorunda kalır. Rahmetli Esat Hocaya ait forumların altına bazı kişiler tarafından eklenti yapılarak 41. sıradan şeyh olarak lanse edilmeye başlanmıştır. Bizim Yaşarı şeyh falan diye gaza getirip bazı planlar kuranların olduğu tesbit edilmiştir. Esat Hocanın ağzından sahte bir icazetname uydurulmuş olup, ikinci sahte şeyh ALİ Kalkancı vakası yaşanmak üzeredir. Yaşarın hiç ilmi olmadığı gibi 5 dakikalık sohbet dahi yapacak güçte değildir. Kendisiyle konuşmanızın 2. dakikasında onu çözersiniz. Güzel ilçemiz Sandıklı nın isminin böyle bir vahim durum için kullanılmasını kimse istemez. Buradaki kişiler olaya şaka gibi bakıp Yaşarı önemsemiyor ama saf insanlarımızın kafasında soru işaretleri oluşuyor. Bu sitelerin yöneticileri olayı ciddiye alın ve araştırın. Yaşar Mutlu ile irtibata geçin ve kendisini dinleyin. Bu sitelere yazılan sahte icazetnameyi sorun. Aksi takdirde hem manevi olarak hemde yasal olarak sorumlu olabilirsiniz. Bizden uyarması. Allah herkese akıl fikir versin. Cahille alim, deliyle veli birbirine çok çabuk karışabiliyor. SANDIKLI DAN YAKIN TANIYANLAR…..</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Fatih Makas</title>
		<link>http://nedirkimdir.org/mehmet-zahid-kotku-biyografisi/yorumlar-1/#comment-980</link>
		<dc:creator>Fatih Makas</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 14 Jun 2009 18:10:17 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.nedirkimdir.org/mehmet-zahid-kotku-biyografisi/#comment-980</guid>
		<description>Ehli Hak kıymetini bilmeyen nadana yuh
Takdir nedir bilmeyen  müfteri aduya yuh

Ehli irşad kim diye araştırıp bulmayan
Şeyhi hak  bilip hem kibrinden uymayana yuh

Şeyhim Halid Yaşar’ın kıymetin bilmediler
Bilmeyipte şeyhime yalancı diyene yuh

İblis bildi Allahı tanımadı Ademi
Ademi tanımayan İblis-i laine yuh

Yahud bildi Musayı tanımadı İsayı
İsayı tanımayan Yahudum diyene yuh

Nasran bildi İsayı tanımadı Ahmed’i
Ahmed’i tanımayan Nasranım diyene yuh

Zahid’i tanıyıpta Esad’ı tanımayan
Bu gibi hasirine olara uyana yuh

Esad’ın özün gören tanıdı hem Yaşar’ı
Yaşar’ı tanımayan dervişim diyene yuh

Fitne bir elektir ki ayırır has olanı
Bu elekten has olarak ayrılmayana yuh

Şeyhim Halid Yaşar’ı tanımayıp bilmeyip
Kuduz hayvanlar gibi havlayan köpeğe yuh

Hoşafın lezzetini ne bilsin eşek olan
Güle bülbül olmayan gaglayan kargaya yuh

Doğruyu aramayan arayıpta bulmayan
Bu kadarcık gayreti olmayan atıla yuh

Kim müteşeyyih bilip aleni söylemeyen
Menfaatinden sebep gizleyen kafire yuh

Din adamıyım deyip Hak’a düşman olana
İnsanları yalana sürükleyen dalle yuh

Yuh o müteşeyyihe hem ona uyanlara
Onlara buğz etmeyen islamım diyene yuh

Yaşar’ın aşkı ile yanıpta kül olmayan
Dervişiyim diyen bu pürhata Fatih’e yuh</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ehli Hak kıymetini bilmeyen nadana yuh<br />
Takdir nedir bilmeyen  müfteri aduya yuh</p>
<p>Ehli irşad kim diye araştırıp bulmayan<br />
Şeyhi hak  bilip hem kibrinden uymayana yuh</p>
<p>Şeyhim Halid Yaşar’ın kıymetin bilmediler<br />
Bilmeyipte şeyhime yalancı diyene yuh</p>
<p>İblis bildi Allahı tanımadı Ademi<br />
Ademi tanımayan İblis-i laine yuh</p>
<p>Yahud bildi Musayı tanımadı İsayı<br />
İsayı tanımayan Yahudum diyene yuh</p>
<p>Nasran bildi İsayı tanımadı Ahmed’i<br />
Ahmed’i tanımayan Nasranım diyene yuh</p>
<p>Zahid’i tanıyıpta Esad’ı tanımayan<br />
Bu gibi hasirine olara uyana yuh</p>
<p>Esad’ın özün gören tanıdı hem Yaşar’ı<br />
Yaşar’ı tanımayan dervişim diyene yuh</p>
<p>Fitne bir elektir ki ayırır has olanı<br />
Bu elekten has olarak ayrılmayana yuh</p>
<p>Şeyhim Halid Yaşar’ı tanımayıp bilmeyip<br />
Kuduz hayvanlar gibi havlayan köpeğe yuh</p>
<p>Hoşafın lezzetini ne bilsin eşek olan<br />
Güle bülbül olmayan gaglayan kargaya yuh</p>
<p>Doğruyu aramayan arayıpta bulmayan<br />
Bu kadarcık gayreti olmayan atıla yuh</p>
<p>Kim müteşeyyih bilip aleni söylemeyen<br />
Menfaatinden sebep gizleyen kafire yuh</p>
<p>Din adamıyım deyip Hak’a düşman olana<br />
İnsanları yalana sürükleyen dalle yuh</p>
<p>Yuh o müteşeyyihe hem ona uyanlara<br />
Onlara buğz etmeyen islamım diyene yuh</p>
<p>Yaşar’ın aşkı ile yanıpta kül olmayan<br />
Dervişiyim diyen bu pürhata Fatih’e yuh</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Fatih Makas</title>
		<link>http://nedirkimdir.org/mehmet-zahid-kotku-biyografisi/yorumlar-1/#comment-979</link>
		<dc:creator>Fatih Makas</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 14 Jun 2009 11:27:46 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.nedirkimdir.org/mehmet-zahid-kotku-biyografisi/#comment-979</guid>
		<description>Ey birader dinle beni hele bana bir bak
Kimdedir nur kimdedir zulmet bunu anla hak

Hakkı görüp uymaz isen eğer ki doğruya
Geç olurda bir gün kafan eder seninde tak

Tutar isen sende hakkı dünya ve ukbada
Elbet yüzün olur seninde kamer gibi ak

Var ise gönül sende tut gönlünü şeyhime
Görürsün elbet sende ama önce sen bir bak

Yoksa gönlün şayet eğer ebu cehil isen
Gönlün kara elbet sahtedir demeyi bırak

Şeyhim gibi mürşidleri bilip uymaz isen
Kimde kabahat olursun elbet haktan ırak

Şeyhim Halid Yaşar bil ki fil hakika mürşid
Etme iftira ki bu sözden gayriyle nahak

Ne ise Muhammed Zahid aynıdır şeyhim bil
Anlayıp bildim bu dünyada gelmeden firak

Bil şeyhim halifesi Mahmud Es’ad Coşan’ın
Bunu bilip yakinle söylerim sana ancak

Şeyhimi hak bilenlere himmetiyle olur
Firdevs cenneti ki dareynde elbette durak

Hakkı gör hakka uy ki batıla meyil neden
Diyorsan maksad rızayı ilahiyeyi hak

Benim adım Fatih veririm yoluna başın
Sadık isen gel sen bunu bil bilene sorak</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ey birader dinle beni hele bana bir bak<br />
Kimdedir nur kimdedir zulmet bunu anla hak</p>
<p>Hakkı görüp uymaz isen eğer ki doğruya<br />
Geç olurda bir gün kafan eder seninde tak</p>
<p>Tutar isen sende hakkı dünya ve ukbada<br />
Elbet yüzün olur seninde kamer gibi ak</p>
<p>Var ise gönül sende tut gönlünü şeyhime<br />
Görürsün elbet sende ama önce sen bir bak</p>
<p>Yoksa gönlün şayet eğer ebu cehil isen<br />
Gönlün kara elbet sahtedir demeyi bırak</p>
<p>Şeyhim gibi mürşidleri bilip uymaz isen<br />
Kimde kabahat olursun elbet haktan ırak</p>
<p>Şeyhim Halid Yaşar bil ki fil hakika mürşid<br />
Etme iftira ki bu sözden gayriyle nahak</p>
<p>Ne ise Muhammed Zahid aynıdır şeyhim bil<br />
Anlayıp bildim bu dünyada gelmeden firak</p>
<p>Bil şeyhim halifesi Mahmud Es’ad Coşan’ın<br />
Bunu bilip yakinle söylerim sana ancak</p>
<p>Şeyhimi hak bilenlere himmetiyle olur<br />
Firdevs cenneti ki dareynde elbette durak</p>
<p>Hakkı gör hakka uy ki batıla meyil neden<br />
Diyorsan maksad rızayı ilahiyeyi hak</p>
<p>Benim adım Fatih veririm yoluna başın<br />
Sadık isen gel sen bunu bil bilene sorak</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: sahte şeyh yaşar mutlu ( sandıklı )</title>
		<link>http://nedirkimdir.org/mehmet-zahid-kotku-biyografisi/yorumlar-1/#comment-978</link>
		<dc:creator>sahte şeyh yaşar mutlu ( sandıklı )</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 May 2009 23:19:04 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.nedirkimdir.org/mehmet-zahid-kotku-biyografisi/#comment-978</guid>
		<description>SAHTE ŞEYH HALİD YAŞAR MUTLU

GERÇEK ŞEYH AHMET HALİD EFENDİ
1959 yılında Sandıklı&#039;da dünyaya geldi. 1979 yılında askere alındı. Sonra mesleğiyle alakalı dükkan açtı. Bu dükkanda köftecilik, ayakkabı tamirciliği ve berberlik satışı ve dişçilik işleri yaptı. 1989yılında rüyada bir zat görür bu zat Halid yaşar Mutlu dur. Kimdir nerede oturur araştırır ve Ece mahallesinde oturduğunu öğrenir. Dolayısı ile Yaşar Mutlu hazretlerini tanır ve biat eder. Yaşar Efendiyle ilk karşılaştığında sorar. Adıın ne? Ahmet efendim der. Bundan sonra Adın Ahmet Halid olsun der o günden sonra Ahmet Halid Efendi olarak anılır. Aynı yıl Yaşar mutlu ve ahmet halid diğer 3 arkadaşı ile konuşur gelin beraber dinimizi öğrenelim ve yaşamaya çalışalım diye.
O güne kadar boş vakitlerini kahvehanelerde okey oynayarak geçirirlerdi. Arkadaşları kabul ederler ama nasıl,nerede.kimde? öğreniriz sorusu çıkar. Sandıklıda bulunan çok eski viran olmuş bir Tekke var orayı yeniden yapalım ALLAH birde hoca verir der. Eski Tekke binasına bakıp gelirken karşılarına Emekli imam Mehmet Atasoy gelir zaten yakinen tanıdığı Mehmet hocaya derlerki Hocam biz seni arıyoruz. Yıllaca Mehmet hoca efendiden istifade edilir.
&#039;&#039;Mehmet Atasoy Hoca Efendi1999 ylında Hakkın rahmetine kavuşmuştur. ALLAH rahmet eylesin.

Beraber 5 arkadaş ilmihal bilgilerini okurlar. Yaşar Mutlu elif harfini ancak bir senede öğrenir. Ama Ahmet halid efendi ayrıca cami kuran kursuna gider mızraklı ilmihal ve karbaş tecvidi dersi alır. Yaşar Mutlu 1996 yılında hapse girince bütün işler Ahmet halid Efendiye kalır. Tek başına bütün cemaatle ilgilenir onları irşad vazifesine devam eder. Yaşar Mutlu Sandıklıdaki yüz kızartıcı işleri dolayısıyla terketmek zorunda kalır.

Yaşar mutlu 1997 yılında Denizliye müftü olarak atanır. Oradanda istanbula postnişin olarak tayini çıkar. Ahmet halid ise Sandıklıda ilim ve irfan çalışmalrını sürdürür.

Ahmet halid efendiye Mart 2006 yılında İstanbul&#039;da bulunan Yaşar Mutlu efendiden bir telefon gelir İstanbula gitmesini ister şunu şöyle yap bunu böyle yap diye söyler emri üzere ertesi gün istanbula gider. Yaşar Mutlu efendi postnişinlik görevini Ahmet halid efendiye devretmek istediğini, kendisinin yakında emekliye ayrılacağını bildirir. Ahmet halid efendi Sandıklı ya döner ve devir hazırlıklarını yapar. 2007 devir teslim töreni sonrası Ahmet halid efendi Halidiyye kolulunun,Gümüşhanevî Dergâhı&#039;ı olrak bilinen, Yaşar Mutlunun verdiği icazet ile Tasavvuf faaliyliyetlerini sürdürüyor. Sandıklı ve Denizlide ikametetmekte.
[

SİLSİLE

41-HALİD YAŞAR MUTLU Efendi (emekli şeyh)
42-Ahmet Halid Efendi Hazretleri (Son Şeyh)


Ahmet halİd efendİ İcazetnamesİ


HİLAFET İCAZETNAMESİ


BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
ALLAH celle ve Alaya ulaştıran ilimler riyazatlar gülistanında, süluk edip faydalı hale gelen, ayrıca halvet, celvet ve uzlet yapan, Es seyyid, El hafız Sandıklı lı Ahmet Halid efendi sırları gizleyenler Topluluguna girdi. Ayrıca insler, cinler ve ruhlar alemininde hakimi oldu.
ALLAH celle ve ala kendisine güçlükleri kolaylaştırdı.Kalbi ALLAH celle ve alaya cezb oldu. İştigali Zikrullah oldu.
Yüksek makam sahibi mürşidim Adil can ve fatih Makas Efendimizin bu fakir&#039;e izin verdigi gibi, .....Ahmet Halid efendi Nakşibediye yolunda isteklilerin terbiyesi için izin verildi.
Yolumuz Şeriat-ı garradır. Şeriat&#039;a muhalefet etmedikçe,Kabul&#039;u kabulumdur, Reddi reddimdir ,eli elimdir
Yardımı yardımımdır.

Sana ve kardeşlerime nasiyatımdır;
Herşeye başlarken Besmeleyi ve Cenab-ı Hak&#039;ka hamdü senayı ve Peygamber Efedimize selat-ü selamı
dilinizden bırakmayın, gönlünüzden çıkarmayın.
Daima tahsil-i ilim üzere olun. Fıkıh ilmine diğer ilimlerden fazla önem verin
Birbirinize arka çevirmeyin, buğuz etmeyin,ayrılmayın. Ayımak isteyenlere fırsat vermeyin.
Ayırmak isteyenler en yakınınız hatta evlatlarınız bile olabilir.
Büyük ve küçük bilumum günahlardan son derece sakının. Kalbe Masivayı koymayın.
Ümmet&#039;in saadet ve selamet-i için siyaseti sağlam ve dürüst yapın.
Hiç bir şeye hiç bir zaman zulüm etmeyin.Mazluma yardımcı olun.
Takvayı kendinize şiar edinin.
ALLAH&#039;a tevekkülü ehli sünnet ve cemaat görüşlerine uygun olarak itikatları tahsihi,
&#039;&#039;Ey iman edenler! ALLAH&#039;dan korkun ve doğrularla beraber olun&#039;&#039; Tevbe 119
Ve sallahu ala seyyidina Muhammedin ve alihi ve sahbihi ecmayin Velhamdü lillahi Rabbil alemin.

Emekli Postnişin
Halid yaşar Mutlu</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>SAHTE ŞEYH HALİD YAŞAR MUTLU</p>
<p>GERÇEK ŞEYH AHMET HALİD EFENDİ<br />
1959 yılında Sandıklı&#8217;da dünyaya geldi. 1979 yılında askere alındı. Sonra mesleğiyle alakalı dükkan açtı. Bu dükkanda köftecilik, ayakkabı tamirciliği ve berberlik satışı ve dişçilik işleri yaptı. 1989yılında rüyada bir zat görür bu zat Halid yaşar Mutlu dur. Kimdir nerede oturur araştırır ve Ece mahallesinde oturduğunu öğrenir. Dolayısı ile Yaşar Mutlu hazretlerini tanır ve biat eder. Yaşar Efendiyle ilk karşılaştığında sorar. Adıın ne? Ahmet efendim der. Bundan sonra Adın Ahmet Halid olsun der o günden sonra Ahmet Halid Efendi olarak anılır. Aynı yıl Yaşar mutlu ve ahmet halid diğer 3 arkadaşı ile konuşur gelin beraber dinimizi öğrenelim ve yaşamaya çalışalım diye.<br />
O güne kadar boş vakitlerini kahvehanelerde okey oynayarak geçirirlerdi. Arkadaşları kabul ederler ama nasıl,nerede.kimde? öğreniriz sorusu çıkar. Sandıklıda bulunan çok eski viran olmuş bir Tekke var orayı yeniden yapalım ALLAH birde hoca verir der. Eski Tekke binasına bakıp gelirken karşılarına Emekli imam Mehmet Atasoy gelir zaten yakinen tanıdığı Mehmet hocaya derlerki Hocam biz seni arıyoruz. Yıllaca Mehmet hoca efendiden istifade edilir.<br />
&#8221;Mehmet Atasoy Hoca Efendi1999 ylında Hakkın rahmetine kavuşmuştur. ALLAH rahmet eylesin.</p>
<p>Beraber 5 arkadaş ilmihal bilgilerini okurlar. Yaşar Mutlu elif harfini ancak bir senede öğrenir. Ama Ahmet halid efendi ayrıca cami kuran kursuna gider mızraklı ilmihal ve karbaş tecvidi dersi alır. Yaşar Mutlu 1996 yılında hapse girince bütün işler Ahmet halid Efendiye kalır. Tek başına bütün cemaatle ilgilenir onları irşad vazifesine devam eder. Yaşar Mutlu Sandıklıdaki yüz kızartıcı işleri dolayısıyla terketmek zorunda kalır.</p>
<p>Yaşar mutlu 1997 yılında Denizliye müftü olarak atanır. Oradanda istanbula postnişin olarak tayini çıkar. Ahmet halid ise Sandıklıda ilim ve irfan çalışmalrını sürdürür.</p>
<p>Ahmet halid efendiye Mart 2006 yılında İstanbul&#8217;da bulunan Yaşar Mutlu efendiden bir telefon gelir İstanbula gitmesini ister şunu şöyle yap bunu böyle yap diye söyler emri üzere ertesi gün istanbula gider. Yaşar Mutlu efendi postnişinlik görevini Ahmet halid efendiye devretmek istediğini, kendisinin yakında emekliye ayrılacağını bildirir. Ahmet halid efendi Sandıklı ya döner ve devir hazırlıklarını yapar. 2007 devir teslim töreni sonrası Ahmet halid efendi Halidiyye kolulunun,Gümüşhanevî Dergâhı&#8217;ı olrak bilinen, Yaşar Mutlunun verdiği icazet ile Tasavvuf faaliyliyetlerini sürdürüyor. Sandıklı ve Denizlide ikametetmekte.<br />
[</p>
<p>SİLSİLE</p>
<p>41-HALİD YAŞAR MUTLU Efendi (emekli şeyh)<br />
42-Ahmet Halid Efendi Hazretleri (Son Şeyh)</p>
<p>Ahmet halİd efendİ İcazetnamesİ</p>
<p>HİLAFET İCAZETNAMESİ</p>
<p>BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM<br />
ALLAH celle ve Alaya ulaştıran ilimler riyazatlar gülistanında, süluk edip faydalı hale gelen, ayrıca halvet, celvet ve uzlet yapan, Es seyyid, El hafız Sandıklı lı Ahmet Halid efendi sırları gizleyenler Topluluguna girdi. Ayrıca insler, cinler ve ruhlar alemininde hakimi oldu.<br />
ALLAH celle ve ala kendisine güçlükleri kolaylaştırdı.Kalbi ALLAH celle ve alaya cezb oldu. İştigali Zikrullah oldu.<br />
Yüksek makam sahibi mürşidim Adil can ve fatih Makas Efendimizin bu fakir&#8217;e izin verdigi gibi, &#8230;..Ahmet Halid efendi Nakşibediye yolunda isteklilerin terbiyesi için izin verildi.<br />
Yolumuz Şeriat-ı garradır. Şeriat&#8217;a muhalefet etmedikçe,Kabul&#8217;u kabulumdur, Reddi reddimdir ,eli elimdir<br />
Yardımı yardımımdır.</p>
<p>Sana ve kardeşlerime nasiyatımdır;<br />
Herşeye başlarken Besmeleyi ve Cenab-ı Hak&#8217;ka hamdü senayı ve Peygamber Efedimize selat-ü selamı<br />
dilinizden bırakmayın, gönlünüzden çıkarmayın.<br />
Daima tahsil-i ilim üzere olun. Fıkıh ilmine diğer ilimlerden fazla önem verin<br />
Birbirinize arka çevirmeyin, buğuz etmeyin,ayrılmayın. Ayımak isteyenlere fırsat vermeyin.<br />
Ayırmak isteyenler en yakınınız hatta evlatlarınız bile olabilir.<br />
Büyük ve küçük bilumum günahlardan son derece sakının. Kalbe Masivayı koymayın.<br />
Ümmet&#8217;in saadet ve selamet-i için siyaseti sağlam ve dürüst yapın.<br />
Hiç bir şeye hiç bir zaman zulüm etmeyin.Mazluma yardımcı olun.<br />
Takvayı kendinize şiar edinin.<br />
ALLAH&#8217;a tevekkülü ehli sünnet ve cemaat görüşlerine uygun olarak itikatları tahsihi,<br />
&#8221;Ey iman edenler! ALLAH&#8217;dan korkun ve doğrularla beraber olun&#8221; Tevbe 119<br />
Ve sallahu ala seyyidina Muhammedin ve alihi ve sahbihi ecmayin Velhamdü lillahi Rabbil alemin.</p>
<p>Emekli Postnişin<br />
Halid yaşar Mutlu</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Fethiye Muslu</title>
		<link>http://nedirkimdir.org/mehmet-zahid-kotku-biyografisi/yorumlar-1/#comment-977</link>
		<dc:creator>Fethiye Muslu</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Apr 2009 16:27:06 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.nedirkimdir.org/mehmet-zahid-kotku-biyografisi/#comment-977</guid>
		<description>Nakşibendi Tarikatı, Halidi Kolu, Gümüşhanevi Dergahı Son Halka Şeyhi, Halid Yaşar Mutlu Efendi hz.leri

1957 Yılında Sandıklı&#039;da dünyaya geldi. 1977 yılında askere alındı. 1979 yılında Sandıklı Belediyesinde çalışmaya başladı. 1980 yılının ilk aylarında belediyedeki işinden ayrılarak mesleğiyle alakalı dükkan açtı. Bu dükkanda elektrik malzemesi satışı ve tesisat işleri yaptı. 1986 yılında rüyada bir zat görür bu zat Mehmet Zahid Kotku (ks) dır. Kimdir nerede oturur araştırır ve altı sene önce vefat ettiğini öğrenir. Dolayısı ile Mahmut Esad Coşan (ks) tanır ve biat eder. Esad Efendiyle ilk karşılaştığında sorar. Adıın ne? Yaşar Mutlu efendim der. Bundan sonra Adın Halid Yaşar olsun der o günden sonra Halid Yaşar olarak anılır. Aynı yıl beş arkadaşı ile konuşur gelin beraber dinimizi öğrenelim ve yaşamaya çalışalım diye.
O güne kadar boş vakitlerini kahvehanelerde geçirirlerdi. Arkadaşları kabul ederler ama nasılnerede.kimde? öğreniriz sorusu çıkar. Sandıklıda bulunan çok eski viran olmuş bir Tekke var orayı yeniden yapalım Allah birde hoca verir der. Eski Tekke binasına bakıp gelirken karşılarına Emekli imam Mehmet Atasoy gelir zaten yakinen tanıdığı Mehmet hocaya derki Hocam biz seni arıyoruz. Mehmet Atasoy hoca hayırdır. Hocam sen emekli hocasın biz sana talebe elif den başlayarak bize kiabımızı ve Dinimizi öğret sana düzenli belli bir miktar ücret ödeyeceğiz der. Mehmet Atasoy hoca efendi tamam kabul ediyorum yalnız ücreti yani parayı kabul etmiyorum der. Halbuki Mehmet hoca efendinin emekli maşından başka geliride yok maddi sıkıntı çekdiğide oluyor. Buna rağmen ücret kabul etmiyor. Yıllaca Mehmet hoca efendiden istifade edilir sözkonusu Tekke binası hala müslümanlara hizmet veriyor.
&#039;&#039;Mehmet Atasoy Hoca Efendi1999 ylında Hakkın rahmetine kavuşmuştur. Allah rahmet eylesin.
Peygamber efendimizin yanında buluşmak nasip eylesin.&#039;&#039; 1988 yınında Sandıklıda talebe faliyetlerine başlar 1990 yında Sandıklı Ekspres gazetesini çıkarır 1993 yılında İpekyolu adında bir Radyo yayın hayatına başlatır 1996 yılında mahkeme karaı ile kaptılır bütün malzemeleri müsadere edilir. Bu yüzden bir müddet medereseyi yusufiyede kalır. Bütün bu hizmetleri kendi imkanları ile yapmıştır hiç bir kişi ve kuruluştan maddi yardım almamıştır. Mart 1999 yılında yurtdışında bulunan Mahmut Esad Coşan&#039;dan (ks) bir telefon gelir İstanbula gitmesini ister şunu şöyle yap bunu böyle yap diye söyler emri üzere ertesi gün istanbula gider. Bazı sıkıntılı günler yaşar bu sürec sonu 4 Şubat 2001 gelir Mahmut Esad Coşan (ks) Nakişbendiyye Tarikatını Halidiyye kolulununGümüşhanevî Dergâhı&#039;ı olrak bilinen Mahmut Esad Coşanın verdiği icazet ile Halid Yaşar Tasavvuf faaliyliyetlerini sürdürüyor. İstanbulda ikametetmekte.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Nakşibendi Tarikatı, Halidi Kolu, Gümüşhanevi Dergahı Son Halka Şeyhi, Halid Yaşar Mutlu Efendi hz.leri</p>
<p>1957 Yılında Sandıklı&#8217;da dünyaya geldi. 1977 yılında askere alındı. 1979 yılında Sandıklı Belediyesinde çalışmaya başladı. 1980 yılının ilk aylarında belediyedeki işinden ayrılarak mesleğiyle alakalı dükkan açtı. Bu dükkanda elektrik malzemesi satışı ve tesisat işleri yaptı. 1986 yılında rüyada bir zat görür bu zat Mehmet Zahid Kotku (ks) dır. Kimdir nerede oturur araştırır ve altı sene önce vefat ettiğini öğrenir. Dolayısı ile Mahmut Esad Coşan (ks) tanır ve biat eder. Esad Efendiyle ilk karşılaştığında sorar. Adıın ne? Yaşar Mutlu efendim der. Bundan sonra Adın Halid Yaşar olsun der o günden sonra Halid Yaşar olarak anılır. Aynı yıl beş arkadaşı ile konuşur gelin beraber dinimizi öğrenelim ve yaşamaya çalışalım diye.<br />
O güne kadar boş vakitlerini kahvehanelerde geçirirlerdi. Arkadaşları kabul ederler ama nasılnerede.kimde? öğreniriz sorusu çıkar. Sandıklıda bulunan çok eski viran olmuş bir Tekke var orayı yeniden yapalım Allah birde hoca verir der. Eski Tekke binasına bakıp gelirken karşılarına Emekli imam Mehmet Atasoy gelir zaten yakinen tanıdığı Mehmet hocaya derki Hocam biz seni arıyoruz. Mehmet Atasoy hoca hayırdır. Hocam sen emekli hocasın biz sana talebe elif den başlayarak bize kiabımızı ve Dinimizi öğret sana düzenli belli bir miktar ücret ödeyeceğiz der. Mehmet Atasoy hoca efendi tamam kabul ediyorum yalnız ücreti yani parayı kabul etmiyorum der. Halbuki Mehmet hoca efendinin emekli maşından başka geliride yok maddi sıkıntı çekdiğide oluyor. Buna rağmen ücret kabul etmiyor. Yıllaca Mehmet hoca efendiden istifade edilir sözkonusu Tekke binası hala müslümanlara hizmet veriyor.<br />
&#8221;Mehmet Atasoy Hoca Efendi1999 ylında Hakkın rahmetine kavuşmuştur. Allah rahmet eylesin.<br />
Peygamber efendimizin yanında buluşmak nasip eylesin.&#8221; 1988 yınında Sandıklıda talebe faliyetlerine başlar 1990 yında Sandıklı Ekspres gazetesini çıkarır 1993 yılında İpekyolu adında bir Radyo yayın hayatına başlatır 1996 yılında mahkeme karaı ile kaptılır bütün malzemeleri müsadere edilir. Bu yüzden bir müddet medereseyi yusufiyede kalır. Bütün bu hizmetleri kendi imkanları ile yapmıştır hiç bir kişi ve kuruluştan maddi yardım almamıştır. Mart 1999 yılında yurtdışında bulunan Mahmut Esad Coşan&#8217;dan (ks) bir telefon gelir İstanbula gitmesini ister şunu şöyle yap bunu böyle yap diye söyler emri üzere ertesi gün istanbula gider. Bazı sıkıntılı günler yaşar bu sürec sonu 4 Şubat 2001 gelir Mahmut Esad Coşan (ks) Nakişbendiyye Tarikatını Halidiyye kolulununGümüşhanevî Dergâhı&#8217;ı olrak bilinen Mahmut Esad Coşanın verdiği icazet ile Halid Yaşar Tasavvuf faaliyliyetlerini sürdürüyor. İstanbulda ikametetmekte.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: mekkelim</title>
		<link>http://nedirkimdir.org/mehmet-zahid-kotku-biyografisi/yorumlar-1/#comment-976</link>
		<dc:creator>mekkelim</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Feb 2009 23:15:26 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.nedirkimdir.org/mehmet-zahid-kotku-biyografisi/#comment-976</guid>
		<description>Nakşi Tarikatı Gümüşhanevi Dergahı Silsile-i Şerif

01- Hazret-i Muhammed Mustafâ SAS

02- Hazret-i Ebû Bekir-i Sıddîk RA

03- Hazret-i Selmân-ı Fârisî RA

04- Hazret-i Kâsım İbn-i Muhammed Rh.A Hazretleri

05- Câfer-i Sâdık Rh.A Hazretleri

06- Bâyezîd-i Bistâmî Rh.A Hazretleri

07- Ebu’l-Hasan-ı Harkânî Rh.A Hazretleri

08- Ebû Aliyyini&#039;l Fârmedî Rh.A Hazretleri

09- Yûsuf Hemedânî Rh.A Hazretleri

10- Abdülhâlık-ı Gucdüvânî Rh.A Hazretleri

11- Ârif-i Revgirî Rh.A Hazretleri

12- Mahmûd İncir-i Fağnevî Rh.A Hazretleri

13- Ali-i Râmitenî Rh.A Hazretleri

14- Muhammed Baba es-Semmâsî Rh.A Hazretleri

15- Emir Külâl Rh.A Hazretleri

16- Şâh-ı Nakşibend Muhammed Behâeddîn-i Buhârî Rh.A Hazretleri

17- Alâeddîn Attâr Rh.A Hazretleri

18- Yâkûb-u Çerhî Rh.A Hazretleri

19- Ubeydullah-ı Ahrâr Rh.A Hazretleri

20- Muhammed Zâhid Parsâ Rh.A Hazretleri

21- Muhammed Derviş Rh.A Hazretleri

22- Hâcegî Muhammed Emkenekî Rh.A Hazretleri

23- Muhammed Bâki Billah Rh.A Hazretleri

24- İmâm-ı Rabbânî Ahmed Fâruk Serhendî Rh.A Hazretleri

25- Muhammed Ma’sûm Serhendî Rh.A Hazretleri

26- Muhammed Seyfüddîn-i Serhendî Rh.A Hazretleri

27- Nur Muhammed Bedvânî Rh.A Hazretleri

28- Şemseddin Cân-ı Cânân Mazhâr Rh.A Hazretleri

29- Abdullah ed-Dehlevî Rh.A Hazretleri

30- Mevlânâ Hàlid-i Bağdâdî Rh.A Hazretleri

31- Ahmed İbn-i Süleyman el-Ervâdî Rh.A Hazretleri

32- Ahmed Ziyâüddîn-i Gümüşhânevî Rh.A Hazretleri

33- Kastamonu&#039;lu Hasan Hilmi Rh.A Hazretleri

34- Safranbolulu İsmâil Necâti Rh.A Hazretleri

35- Ömer Ziyâüddîn-i Dağıstânî Rh.A Hazretleri

36- Tekirdağlı Mustafa Feyzi Rh.A Hazretleri

37- Hacı Hasib Efendi Rh.A Hazretleri

38- Abdülaziz Bekkine Rh.A Hazretleri

39- Mehmed Zâhid Kotku Rh.A Hazretleri

40- Mahmûd Es&#039;ad Coşan Rh.A Hazretleri

41- Halid Yaşar Mutlu Hazretleri</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Nakşi Tarikatı Gümüşhanevi Dergahı Silsile-i Şerif</p>
<p>01- Hazret-i Muhammed Mustafâ SAS</p>
<p>02- Hazret-i Ebû Bekir-i Sıddîk RA</p>
<p>03- Hazret-i Selmân-ı Fârisî RA</p>
<p>04- Hazret-i Kâsım İbn-i Muhammed Rh.A Hazretleri</p>
<p>05- Câfer-i Sâdık Rh.A Hazretleri</p>
<p>06- Bâyezîd-i Bistâmî Rh.A Hazretleri</p>
<p>07- Ebu’l-Hasan-ı Harkânî Rh.A Hazretleri</p>
<p>08- Ebû Aliyyini&#8217;l Fârmedî Rh.A Hazretleri</p>
<p>09- Yûsuf Hemedânî Rh.A Hazretleri</p>
<p>10- Abdülhâlık-ı Gucdüvânî Rh.A Hazretleri</p>
<p>11- Ârif-i Revgirî Rh.A Hazretleri</p>
<p>12- Mahmûd İncir-i Fağnevî Rh.A Hazretleri</p>
<p>13- Ali-i Râmitenî Rh.A Hazretleri</p>
<p>14- Muhammed Baba es-Semmâsî Rh.A Hazretleri</p>
<p>15- Emir Külâl Rh.A Hazretleri</p>
<p>16- Şâh-ı Nakşibend Muhammed Behâeddîn-i Buhârî Rh.A Hazretleri</p>
<p>17- Alâeddîn Attâr Rh.A Hazretleri</p>
<p>18- Yâkûb-u Çerhî Rh.A Hazretleri</p>
<p>19- Ubeydullah-ı Ahrâr Rh.A Hazretleri</p>
<p>20- Muhammed Zâhid Parsâ Rh.A Hazretleri</p>
<p>21- Muhammed Derviş Rh.A Hazretleri</p>
<p>22- Hâcegî Muhammed Emkenekî Rh.A Hazretleri</p>
<p>23- Muhammed Bâki Billah Rh.A Hazretleri</p>
<p>24- İmâm-ı Rabbânî Ahmed Fâruk Serhendî Rh.A Hazretleri</p>
<p>25- Muhammed Ma’sûm Serhendî Rh.A Hazretleri</p>
<p>26- Muhammed Seyfüddîn-i Serhendî Rh.A Hazretleri</p>
<p>27- Nur Muhammed Bedvânî Rh.A Hazretleri</p>
<p>28- Şemseddin Cân-ı Cânân Mazhâr Rh.A Hazretleri</p>
<p>29- Abdullah ed-Dehlevî Rh.A Hazretleri</p>
<p>30- Mevlânâ Hàlid-i Bağdâdî Rh.A Hazretleri</p>
<p>31- Ahmed İbn-i Süleyman el-Ervâdî Rh.A Hazretleri</p>
<p>32- Ahmed Ziyâüddîn-i Gümüşhânevî Rh.A Hazretleri</p>
<p>33- Kastamonu&#8217;lu Hasan Hilmi Rh.A Hazretleri</p>
<p>34- Safranbolulu İsmâil Necâti Rh.A Hazretleri</p>
<p>35- Ömer Ziyâüddîn-i Dağıstânî Rh.A Hazretleri</p>
<p>36- Tekirdağlı Mustafa Feyzi Rh.A Hazretleri</p>
<p>37- Hacı Hasib Efendi Rh.A Hazretleri</p>
<p>38- Abdülaziz Bekkine Rh.A Hazretleri</p>
<p>39- Mehmed Zâhid Kotku Rh.A Hazretleri</p>
<p>40- Mahmûd Es&#8217;ad Coşan Rh.A Hazretleri</p>
<p>41- Halid Yaşar Mutlu Hazretleri</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

