Veli Küçük Biyografisi

Veli Küçük Biyografisi

1944 yılında Bilecik İli Gölpazarı ilçesi Türkmen köyünde, bir çiftçi ailesinin dördüncü çocuğu olarak dünyaya geldi. İlk eğitimini doğduğu köyün ilkokulunda tamamladı. Orta öğrenimini Gölpazarında bitirdikten sonra Kuleli Askeri Lisesinin sınavlarının kazanarak, 1959 yılında Kuleli Askeri Lisesine girdi. 1963 yılında Kuleli`den 1965 yılında Kara Harp Okulu`ndan mezun oldu. Kara Harp Okulu`ndan mezun olduktan sonra yurdun çeşitli yerlerinde mesleği ile ilgili çeşitli görevlerde 35 sene hizmet verdi. Bu hizmetleri arasında Edirne, Van, Eskişehir, Ağrı ve Kocaeli İl Jandarma Alay Komutanlıkları da var. 1996 yılında generalliğe terfi etti. General olarak Karadeniz`de Giresun`da konuşlandırılan Giresun Bölge Komutanlığının kuruluşunu tamamlayarak iki sene Giresun Jandarma Bölge Komutanlığı görevinde bulundu. Bilahare Çanakkale Tugay Komutanlığı görevindeyken, tugayı, Bilecik iline naklettirdi. 1966 yılında teğmen olarak göreve başladığı Bilecik`ten 2000 yılında general olarak emekli oldu. Evli, bir kız çocuk ve bir torun sahibidir. Halen özel bir şirkette yönetici olarak görev çalışmaktadır. Ayrıca, Türk Dünyası Araştırmaları Vakfında gönüllü olarak hizmet verme gayreti içindedir.

Etiketler:

Altan Deliorman Biyografisi

Altan Deliorman Biyografisi

1936`da İstanbul `da doğdu. İlk ve orta öğrenimini aynı şehirde yaptı. Haydarpaşa Lisesi`ni bitirdikten sonra bir süre İst. Ün. Hukuk Fakültesi`nde okudu. Daha sonra Edebiyat Fakültesi`ne geçerek, bu fakültenin Tarih bölümünden mezun oldu.
Genç yaşta girdiği hayatında gazeteciliğin çeşitli dallarında çalıştı. Teknik sekterlik, yazı işleri müdürlüğü görevlerinde bulundu. Tercüman gazetesinde 1976-1985 yılları arasında köşe yazarlığı yaptı.
Türk Dünyası (1955) , Milli Işık (1967-1971), Gurbette Bayrak (1985-1987), Orkun (1998-…..) dergilerini yayınladı ve yönetti. Milli Yol (1962) ve Boğaziçi dergilerinin (1982-1987) yayımına katkıda bulundu. Boğaziçi Yayınları`nın kurucuları arasında yer aldı ve 1972-1987 yılları arasında genel müdürü oldu.
Bayrak Basım/Yayım/Tanıtım müessesesini kurdu (1986). Bu kuruluşta eğitim ve kültür kitapları yayınladı. Türkiye Komünizmle Mücadele Derneği`nin kurucuları arasında yer aldı (1956) ve dernek lağv edilene kadar genel sekreterliği yaptı, Türkçüler Derneği`nin kuruluşuna katıldı (1962).
Türk Kültür Ocağı`nın kurucularından olup genel sekreterliğini yürüttü (1966) . 1.,2.,3. ve 4. Türkiye Milliyetçiler Büyük Kurultaylarının tertip komitelerinde görev aldı (1967-1987).
Türk Edebiyatı Vakfı kurucularındandır(1978). Yine kurucuları arasında yer aldığı Aydınlar Ocağı`nın genel müdürlüğünü (1970-1975) , genel sekreterliğini ( 1979-1982) , yönetim kurulu üyeliğini, çeşitli dönemlerde İlim ve İstişare Kurulu üyeliğini yaptı.
Bir grup tanınmış Türkçü ile birlikte Orkun Vakfı`nı kurdu ve ilk başkanlığını üstlendi(2000).
İLESAM `ın kurucularından olup(1986) ilk Teknik ve Bilim Kurulu üyesi, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti(1967) ve Yüksek Basın Divanı üyesidir.
Yurt içinde ve yurt dışında çeşitli illerde çok sayıda konferans vermiş ve komisyon çalışmalarına katılmış, çeşitli ilmi ve mesleki kongrelere raporlar ve tebliğler sunmuştur.
Onlarca kitap ve yüzlerce makaleye imza atmıştır.

Etiketler:

Veysel Eroğlu Biyografisi

Veysel Eroğlu Biyografisi

Veysel Eroğlu, 1948 yılında Afyonkarahisarın Şuhut ilçesinde doğmuştur. İlk öğretimini Şuhut Zaferyolu İlkokulunda tamamlamıştır. Şuhut Orta Okulunda 1. ve 2. sınıfı, son sınıfı ise Afyonda okumuştur. 1966 yılında Afyon Lisesinden mezun olmuştur.

Veysel Eroğlu, tatil dönemlerinde babası Hacı İbrahim Eroğlunun manifatura, tuhafiye ve konfeksiyon dükkanında çalışırdı. Ayrıca tarlalarındaki mahsullerin sulama işleriyle meşgul olurdu. Suya olan sevgisi o tarihlerdeki çocukluk dönemlerinden başlamıştır. Ayrıca mühendislik yanında tarihe de ayrı bir merakı vardı. Bu yüzden Afyon Lisesinde okurken İnşaat Yüksek Mühendisi olduktan sonra Tarih Bölümünde de okumayı kafasına koymuştu. Nitekim 1971 yılında İTÜ İnşaat Fakültesinden mezun olduktan sonra 1972 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümüne kaydolmuştur. Vatani hizmeti esnasında ve sonra İstanbul Teknik Üniversitesinde asistanlık yaparken İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünde tahsil görmüş ve ikinci Fakülteyi 1978 yılında bitirmiştir.Afyon Lisesinde, 1965 İTÜ Taşkışla, Mezuniyet Hatırası, 1971 İTÜ İnşaat Fakültesinden İnşaat Yüksek Mühendisi olarak mezuniyetinden sonra vatani vazifesini yaptığı Erzincan 3. Ordu İnşaat Emlak Başkanlığında çok sayıda askeri tesise imzasını atmıştır.
Askerlik hizmetinden sonra akademik hayata atılmış, önce Yıldız Teknik Üniversitesinde bilahare İTÜ İnşaat Fakültesinde akademik hayata devam etmiştir. İTÜ de 1978 yılında Çevre Mühendisliği Bölümünün kuruluşunda vazife almış, 1980 yılında doktorasını tamamladıktan sonra bir yıl süre ile Hollandada doktora sonrası çalışmalar yapmıştır. Orada dönem birincisi olmuş, 1982 yılında yurda döndükten sonra ilk kitabı olan Su Tasfiyesini yazmış, binlerce inşaat ve çevre mühendisinin yetişmesinde emek sarf etmiştir. 1984 yılında Doçent, 1991 yılında ise Profesör unvanını kazanmıştır. Bu esnada kamu kurum ve kuruluşları, sanayi ve belediyelere müşavirlik, proje yapım ve kontrollük hizmetlerinde vazife almıştır. Çevre Teknolojisi Anabilim Dalı Başkanlığı ve Fakülte Yönetim Kurulu üyeliği yapmıştır. Evli ve 4 Çocuk babası. İski ve DSİ Eski genel Müdürü.Halen Afyonkarahisar Milletvekili, Çevre ve Orman Bakanı

İLETİŞİM
(0312) 207 50 00
emektup@veyseleroglu.gen.tr
veyseleroglu@gmail.com

Etiketler:

Dursun Yıldırım Biyografisi

Dursun Yıldırım Biyografisi

1946da Rizede doğdu. İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü`nden 1968da mezûn oldu ve 1969 yılında Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesinde asistan olarak göreve başladı. Aynı üniversitede, 25 Mart 1975te doktora, 1980de doçent ve 3 Mayıs 1988da profesörlük ünvanlarını aldı. 1975 yazında kısa dönem yedek subaylık eğitimini tamamladı.

Yurt içinde ve yurt dışında çeşitli ülkelerde (ABD, Avrupa ve eski SSCB coğrafyasında) görevlerde bulunan ve pek çok AB ülkesinde konferans veren YILDIRIM, University of Washingtonda (Seattle) bir süre bu üniversitenin araştırmacı bursuyla, bir süre de Fulbright öğretim üyesi bursu ile görev yapmış ve alanıyla ilgili araştırmalarda bulunmuştur. Türk tarihi, kültürü ve diliyle ilgili gerçekleştirdiği çeşitli projeleri yayınlanmıştır.

Türkiyenin birçok akademik kurumunda kurucu, idareci ve bilim adamı olarak görev yapan YILDIRIM, şu sıralarda Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü Başkanlığını yürütmektedir.

YILDIRIMın uzmanlık alanıyla ilgili bir çok eseri basılmış, günlük ve haftalık gazetelerde pek çok makale ve köşe yazısı yayınlanmıştır.
Hacettepe Üniversitesi öğretim üyesi olan YILDIRIMın, Tuğrul ve Çağrı adlı iki çocuğu vardır.

Etiketler:

İlker Başbuğ Biyografisi

İlker Başbuğ Biyografisi

Orgeneral İlker Başbuğ, 1943 yılında Afyonkarahisarda doğmuştur. 1962 yılında Kara Harp Okulundan, 1963 yılında Piyade Okulundan mezun olmuştur.

1971 yılına kadar Kara Kuvvetleri Komutanlığına bağlı çeşitli birliklerde takım ve bölük komutanlığı yapan Başbuğ, 1973 yılında Kara Harp Akademisinden mezun olmuş, ardından kurmay subay olarak; Genelkurmay Plan ve Harekat Daire Başkanlığında proje subaylığı ve Harp Akademileri Komutanlığında öğretim üyeliği yapmıştır. Müteakiben Belçika/Brükselde Nato Uluslararası Askeri Karargahında istihbarat plan subaylığı, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Plan ve Prensipler Başkanlığı Savunma Araştırma Şube Müdürlüğü ve 51 nci Piyade Tümeni 247 nci Piyade Alay Komutanlığı görevlerini yürütmüştür.

1989 yılında tuğgeneralliğe terfi etmiştir. Tuğgeneral rütbesi ile Belçika/Monsda Avrupa Müttefik Kuvvetleri Yüksek Karargahında (shape) Lojistik ve Enfrastrüktür Daire Başkanlığı, müteakiben 1 nci Zırhlı Tugay Komutanlığı görevlerinde bulunmuş, 1993 yılında tümgeneralliğe terfi etmiştir. Tümgeneral rütbesi ile jandarma Asayiş Komutan Yardımcılığı ve Belçika/Monsda Milli Askeri Temsil Heyeti (nmr) Başkanlığı görevlerini yürütmüş, 1997 yılında korgeneralliğe terfi etmiştir. Korgeneral rütbesi ile 2 . Kolordu Komutanlığı ve Milli Güvenlik Kurulu genel sekreter başyardımcılığı görevlerinde bulunduktan sonra 2002 yılında orgeneralliğe terfi etmiştir.

Orgeneral rütbesi ile Kara Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanlığı, Genelkurmay II. Başkanlığı, 1. Ordu Komutanlığı ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı görevlerinde bulundu. 30 Ağustos 2008 tarihinden geçerli olarak Genelkurmay Başkanlığı görevine atanmıştır.

Bayan Sevim Başbuğ ile evli olan İlker Başbuğun 2 çocuğu vardır. İngilizce bilmektedir.

Etiketler:

Şemdin Sakık Biyografisi

Şemdin Sakık Biyografisi

HABER

Şemdin Sakık: Beni Yeşil yakaladı
Hürriyet 14 Haziran 2006

Kuzey Irak`ta 1998 yılında yakalanarak, Türkiye`ye getirilen terör örgütü PKK`nın bir dönem 2 numaralı ismi Şemdin Sakık, yazdığı kitabında kendisini yakalayan grubun başında Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım`ı ima ettiği öne sürüldü.

Ferit ASLAN`ın haberi

Genelkurmay`a bağlı Özel Kuvvetler Komutanlığı`na bağlı timler tarafından 8 yıl önce yakalanarak Türkiye`ye getirilen ve yargılandığı Diyarbakır`da ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasına çarptırılan Parmaksız Zeki kod adlı Şemdin Sakık`ın adı, Andıç olayı ile yeniden gündeme geldi.

Bir gazetede röportajı yayınlanan Sakıkın avukatlarından Vedat Erten, müvekkilinin 16 Mayıs 2001 tarihinde Malatya`da düşen askeri askeri uçağa ilişkin kendisine, Beni Iraktan getirenleri götürdüler. Beni Iraktan Türkiyeye getirenler bu uçaktaydı. Ve içlerinde Yeşil de vardı dediğini öne sürdü.

Şemdin Sakık, düşen uçakta olduğunu iddia ettiği Yeşilin adını 2005 yılında Tuncer Günay tarafından kaleme alınarak piyasaya sürülen Şemdin Sakıktan mektuplar adlı kitabında yazmazken, kendisini yakalayan kişi olarak isim vermeden Yeşili tarif etti.

SAKIK YAKALANMA ANINI ANLATTI

Şemdin Sakık, hapishanede görüştüğü arkadaşlarına kendisini Kuzey Iraktaki Duhok kenti yakınlarında 13 Nisan 1998 tarihinde başına silah dayayarak yakalayan kişinin Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım olduğunu söylediği öne sürüldü.
Şemdin Sakıktan mektuplar adlı kitapta Sakık, Kuzey Irak`ta nasıl yakalandığını şöyle anlattı:
Irak Kürdistan Demokrat Partisi (IKDP) Duhok temsilcisi, kaldığımız eve gelerek Mesut Barzaninin Erbilde benimle görüşeceğini söyledi. Kapıda duran cipe bindik, Erbile doğru hareket ettik. Bir süre gittikten sonra bindiğimiz araç, ovanın ortasında durdu. Peşmergeye niye durduğumuzu sordum, bana motorun hava yaptığını söyledi. Fırsattan istifade küçük bir su dökeyim diyerek arabadan inip biraz uzaklaştım. Bu arada yoldan geçen bir araba, arabamızın arkasında durdu. İçinden 5 kişi çıktı. 2`si bana doğru gelirken, diğer 3ü arabaya gitti. Bize yardımcı olmak için geldiklerini düşünerek tepkisiz kaldım. Tam bu esnada tanıdığım bir yüz tepemde durmuş tabancasını kafama dayatmış Korkma seni öldürmeyeceğiz diyor. Tabancama uzandım, kılıfından çeker çekmez başıma aldığım bir darbeyle yere yığıldım. Bir başkası gelip bana iğne yaptıktan sonra sürükleyip arabaya götürdüler. Kardeşimi de getirip cenaze gibi arabaya attılar.
Şemdin Sakık kitabın devamında, halen aranan ve yaşayıp- yaşamadığı bilinmeyen Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırımı isim vermeden tarif etti. Sakık, Gazetelerde, televizyon ekranlarında çokça gördüğüm yüzü tanımış, KDPnin bizi Erbile gönderirken güvenlik vermemesini de gözönünde bulundurarak Türkiyeye verildiğimizi anlamıştım. Tabii ki Türkiyeye götürülmekten korkmuştum ama meşru olmayan o tanıdık yüz beni çok daha fazla korkutmuştu. Sorgudan geçirip ikimizi de öldürüp bir köşeye atacakları kaygısı içindeydim dedi.

“YILLARCA KAÇTIĞIM HELİKOPTERE BİNİNCE RAHATLADIM”

Şemdin Sakık kitapta, yakalanmasından yarım saat yol aldıktan sonra 18 yıl boyunca sürekli kaçtıkları helikoptere bindirildiklerini belirterek, Ne gariptir ki ilk kez helikopterden korkmamıştım. Hatta arabadan indirilip helikoptere bindirildiğim için bir parça rahatlamıştım. Beni öldürmek için götürselerdi herkesin gözü önünde helikoptere bindirmezlerdi gibi bir sonuç çıkardım. İşin içinde gayrimeşru bir eyler olsa bile resmi görevlilerde var ki helikoptere bindirdiler diye düşündüm diye devam etti.

Şemdin Sakıkın kitabında Meşru olmayan tanıdık yüz olarak nitelendirdiği dediği kişinin adını E tipi cezaevindeki arkadaşlarına Yeşil olarak söylediği öne sürüldü. Adının açıklanmasını istemeyen ve Sakık ile görüşen bir hapishane arkadaşı, Sakık, bana kendisini yakalayıp Türkiyeye getirin ekipte Yeşil olduğunu söyledi. Kitabında da zaten tarif etmiş kendisini. Düşen uçak ile ilgili söyledikleri doğrudur iddiasında bulundu.
x

Sakık kardeşlerin miras kavgası
Ahmet Dinç
Zaman 13 Ekim 2007

Diyarbakır Cezaevi`nde yatan terör örgütü PKK`nın üst düzey elebaşlarından Şemdin Sakık, Demokratik Toplum Partisi (DTP) Muş milletvekili olan kardeşi Sırrı Sakık`a ağır suçlamalarda bulundu.

Şemdin Sakık, Sırrı Sakık`ın PKK`nın yüz binlerce dolarını yediğini, baba mirasını üzerine geçirdiğini ve milletvekilliği için bölücü başı Abdullah Öcalan`dan icazet aldığını ileri sürdü. Sakık, kardeşi Sırrı`nın gerçekte ortaokul diplomasına bile sahip olamadığını belirtti. Sırrı Sakık ise kardeşinin iddialarını, `hapisteki insanın ruh hali`ne bağladı.

Şemdin Sakık, iddialarını, hatıralarını yayımlamak için anlaştığı yayıncısına yazdığı mektupta dile getirdi. Sakık, Abdullah Öcalan`ın, kardeşi Sırrı ve ailesinin diğer mensuplarını yanına çekerek kendisini yalnızlaştırma politikası güttüğünü ve bunu da başardığını söyledi. Sakık, kardeşinin hukuku yanıltarak babasının mirasına konduğunu ve kendisine hiçbir şey verilmediğini savundu. `Parmaksız Zeki` kod adıyla tanınan ve PKK`nın ikinci adamlığına kadar yükselen Şemdin Sakık, kardeşinin Ankara`da barış yanlısı görünüp, bölgeye gittiğinde ise terör örgütüne `savaşın` dediğini öne sürdü. Sakık`ın, kardeşine yönelik iddiaları arasında, 120 DTP`linin adını devlete vererek, “Bunları partiden atarsanız PKK`nın partideki etkisini kırarsınız.” sözleri de bulunuyor. `Görülmüştür` damgalı mektupta ilginç ifadeler yer alıyor. Babasının Muş`un büyük aşiretlerinden Badıkan`ın ağası olduğunu ve ondan aile bireylerine yüklü bir miras kaldığını belirten Sakık, başta Sırrı olmak üzere Namık, Görgü ve Haluk adlı kardeşlerinin hukuki oyunlarla mirası kaptıklarını ve kendisine hiçbir şey vermediklerini dile getiriyor.

Sırrı, aile bireylerini aldattı

18 kardeş olduklarını belirten Sakık, sözlerine şöyle devam ediyor: “Sırrı ve diğerleri, mirasın bana ve başka kardeşlere verilmemesi için bir belge hazırlayıp, okuma yazması olmayan kız ve erkek kardeşlerime imzalatır. Bütün kardeşlerim bu şekilde kandırıldıktan sonra bir tek ben kalırım. Her ne yapıyorsa bir şekilde hakkımda gaiplik (yok sayılmak) kararını çıkartır. Sonuçta 18 kardeşin miras hakkı dört kardeş arasında bölüşülür. İşte Sırrı`nın kardeşlik hukuku budur. On yıldır hücredeyim, beş kuruşa muhtacım, şunun bunun verdikleriyle yaşıyorum. Sırrı bana sahip çıkarsa Apo`dan milletvekilliği icazeti alamayacağını bildiği için beni yok saydı, Apo`ya yalakalık yaptı.” Kardeşinin Ankara`da devletçi, bölgeye gittiğinde PKK`lı olduğunu iddia eden Sakık, satırlarında şu görüşlere yer verdi: “Devlet yetkilisi ile görüştüğünde, `Ben Şemdin`i dağdan indirmek için çalışıyorum.` diyormuş. Örgütle kontak kurduğunda `Bu savaş olmazsa hiçbir gelişme yaşanmaz.` deyip onları tahrik ediyormuş. Benim başımın etini yedi, `Neden dağdan indin?` diye. Ama partiden atılmaları için 120 kişinin adını devlete verebiliyordu.” Kitaplarının yayımlanması için anlaştığı yazar Tuncer Günay ise Sakık`la yaklaşık 4 yıldır iletişim içinde olduklarını, kendisine gelen 80 mektuptaki bilgileri resmi makamlara ilettiğini kaydediyor.

ABD istese
bütün PKK`lıları teslim eder
Halen tutuklu bulunan Şemdin Sakık, kitaplarının yayımlanması için anlaştığı yazar Tuncer Günay`a gönderdiği mektuplarda PKK`nın yapılanmasıyla ilgili ilginç tespitlerde bulunuyor: PKK`dan ayrılan yüzlerce militan başta Irak olmak üzere birçok ülkede tek başlarına ve rahatça dolaşıyor. Onları alıp getirmek zor değil. Örneğin Murat Karayılan`ı almak ne kadar zorsa, Osman Öcalan`ı almak o kadar kolaydır. Irak`ta ABD ve Kürt liderlerin istedikleri anda, Karayılan başta olmak üzere yakalayıp Türkiye`ye teslim edemeyecekleri tek bir yönetici yoktur.

Güneri Cıvaoğlu: Röportaj için para istedi, kabul etmedim

PKK`lı Şemdin Sakık, gazeteci-yazarlar Güneri Cıvaoğlu ve Hulki Cevizoğlu`na yönelik ilginç anılara da mektubunda yer verdi. Kendi ifadelerine göre, Cıvaoğlu, kendisiyle röportaj karşılığında verdiği bilgisayar ve kitap sözünü yerine getirmemiş. Cevizoğlu ise röportajı kabul etmeyen Sakık`a bel altından vurmuş. Sakık, kitaplarının yayıncısına yazdığı mektubunda Cıvaoğlu ile ilgili olarak, “İki kez mülakat yapmaya geldi. Özellikle ikinci seferinde mülakat karşılığında biraz para istedim. `Para vermek prensibimiz değil; ama sana bir bilgisayar ve bir koli kitap gönderirim.` sözü verdi. Gidiş o gidiş. O sözü vermemiş gibi davrandı.” şeklinde yazdı. Sakık, Ceviz Kabuğu programının sunucusu Hulki Cevizoğlu ile ilgili olarak da şunları yazdı: “Mülakat için başvurdu. Güneri Bey`den kazığı yediğim için bu sefer tedbirli davrandım. Para vermezse mülakat yapmayacağımı söyledim. Anlaşamadık, gitti. Gidip üzerime bir program yaptı.”

`İstesin, bilgisayar gönderirim`

Milliyet yazarı Güneri Cıvaoğlu, Sakık`ın iddialarına cevap verirken, kitapları ve bilgisayarı gönderebileceğini söyledi. Hapishaneye gidip Sakık`la mülakat yaptığını doğrulayan Cıvaoğlu, “İlk başta para falan söz konusu değildi. Sonra yöneticileri aracılığıyla para istendi, dediği doğru. Para konusunu benimle yalnız konuşmak istediler, kabul etmedim. Ama bilgisayarı şahsına değil, hapishaneye gönderebilirim, dedim. Ve kitap da gönderebilirim, dedim. Ama hemen değil, bir süre sonra gönderirim, dedim.” şeklinde konuştu.

Etiketler:

Kenan Eroğlu Biyografisi

Kenan Eroğlu Biyografisi

1950 yılında Yozgatta doğdu. 1957-1971 yılları arasında ilk ve orta öğrenimini Yozgatta tamamladı. 1971 senesinde girdiği, daha sonra ismi Gazi Üniversitesi İdari Bilimler Fakültesi olacak olan Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisinin Ekonomi-Maliye bölümünü bitirdi.
1970 yılından bu yana resim ve desenleri, Türk Edebiyatı, Töre, Ocak, Milli Eğitim ve Kültür, Doğuş, Konevi, Erciyes, Birliğe Çağrı, Kutlu Doğum, Yozgat Divanı… gibi çeşitli kültür, sanat ve edebiyat dergilerinde yayınlandı. Bunun yanı sıra bir kısım kültür ve edebiyat dergilerinde ve mahalli gazetelerde yazılar yazdı. Yozgat Türk Ocaklarının kuruluşunda yer aldı ve bir müddet başkanlığını yaptı. Ayrıca, mahalli RTV66 televizyon kanalının kurulmasını sağladı.

M. Celal Kapusuzoğlu, Memduh Şenol, Dr. Mehmet Güneş ve Hüseyin Çelikcan gibi şairlerimizin şiir kitaplarının kapak desenlerini çizdi. İlk sergisini 2000 yılından Yozgatta açtı. 2004 senesinde ahşap yakma ve suluboya tekniği ile yaptığı resim çalışmalarını Ankarada sergiledi. Son olarak, 2006 yılında Eski Ankara ve Beypazarı Evleri konulu ahşap yakma tekniği ile yapılmış resimlerini Beypazarında sergiledi.

Etiketler:

Turan Güven Biyografisi

Turan Güven Biyografisi

Kadirlinin Sarıdanışmanlı köyünde 1950 yılında doğdu. İlk ve Orta okulu Kadirlide bitirdi. Öğretmen Okulunu Mersinde okudu ve başarılı öğrenciler arasına girerek Ankara Yüksek Öğretmen Okuluna seçildi. Yüksek öğrenimini 1967-1972 yılları arasında Ankara Üniversitesi Fen Fakültesinde ve Ankara Yüksek Öğretmen Okulunda tamamladı. Yüksek Lisansını (1975) ve Doktorasını (1979) Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi`nde yaptı. Fırat, Yüzüncü Yıl ve Kırıkkale Üniversitelerinde görev yaptı.

Ulusal ve uluslararası bilimsel kongrelere ve kurslara katıldı. Yurtiçi ve yurtdışındaki dergilerde bilimsel makaleleri vardır. Biyolojide özel çalışma alanı “Hücre / Hücre Biyolojisi” ve “Elektron Mikroskop”tur. Milli Eğitim Bakanlığı`na yazmış olduğu ders kitapları, 1986-1997 yılları arasında, bütün liselerde okutuldu. Çok sayıda Yüksek Lisans ve Doktora tez danışmanlığı yaptı.

Çeşitli dergilerde Türkiye`nin kültürel ve sosyal meseleleri ile ilgili çok sayıda yazıları çıkmıştır. Ayrıca, 2006 yılında yayınlanmış “İnsan Gelecekte Yaşar” isimli otobiyografik bir kitabı vardır. Halen Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesinde öğretim üyesi olarak görevini sürdürmektedir. Evli ve üç çocuk babasıdır; SELÇUKLU SOSYAL GÜVENLİK, EĞİTİM, KÜLTÜR VE DAYANIŞMA VAKFI`nın Genel Başkanlığını yapmaktadır.

Yazışma için: tguven@gazi.edu.tr

Etiketler:

İlhami Erdoğan Biyografisi

İlhami Erdoğan Biyografisi

1962 Yozgat doğumlu olan İLHAMİ ERDOĞAN, 1980- 1991 yılları arasında “MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davası” sanığı olarak yargılandı. Mamak Askeri Cezaevi, Eskişehir ve Bursa Özel Tip Cezaevleri, Bâlâ ve Ankara Kapalı Cezaevleri ile Ankara Yarıaçık Cezaevi`nde yatarak cezasını tamamladı.
Cezaevindeyken “OZAN İLO” mahlası ile şiirler yazmaya başlayan İlhami Erdoğan`ın şiir ve makaleleri Bizim Ocak, Yeni Düşünce, Yeni Anadolu, Türkeli Hergün, Bizim Dergah ve Yusufiyelilerin Sesi gibi değişik dergi ve gazetelerde yayınlandı. Evli ve 4 cocuk babası olan İlhami Erdoğan Ankara`da ikamet etmektedir.
“MEŞHED” (Şiir), “SÖĞÜT MEKTUPLARI” (Belgesel), “NEFES DEMİR CAN DEMİR” (Şiir), “CAN AZERBAYCAN” (Kollektif araştırma), “TÜRK`ÜM TÜRK`Ü ÇAĞIRIRIM” (Şiir), “DAĞLAR BENİ ÇAĞIRIYOR” (Şiir), “ANLAYANA GÜL UZATTIM” (Şiir), “SÂDIKLARIN HOR GÖRÜNME ZAMANI” (Şiir) isimli kitapları yayınlanmıştır. Pek yakında yeni bir şiir kitabı daha basılacaktır.

Etiketler:

Zihni Açba Biyografisi

Zihni Açba Biyografisi

1955 senesinde Sakarya`nın Akyazı ilçesine bağlı Akbalık köyünde doğdu. İlk, orta ve lise tahsilini memleketinde yaptıktan sonra 1975 yılında İstanbul Yıldız Üniversitesi Vatan Mühendislik Makine Fakültesine girdi. Öğrencilik yıllarında Ülkücülük suçundan bir çok defa gözaltına alındı, tutuklandı. 12 Eylül Darbesi sonrasında tutuklanarak Mamak Cezaevi`ne kapatıldı ve “MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davası” sanığı olarak yargılandı. 10 yıl hapis yattı.
Bizim Ocak, Bizim Dergah, Kurultay Sakaraya Yenihaber Gazetesi`nde köşe yazıları yazmakta olup evli ve iki çocuk babasıdır. Daha önce yayınlanmış olan Var Olacağız Eylüllere Rağmen ve Mamak: Zulüm Kalesi isimli yayınlanmış iki kitabı bulunmaktadır.

Yazışma için: sakaryaas54@hotmail.com

Etiketler:



  1. Sayfalar:
  2. 1
  3. 2
  4. 3
  5. 4
  6. 5
  7. 6
  8. 7
  9. 8
  10. 9
  11. 10
  12. ...
  13. 468
  14. 469