Şerafettin Yücelden Biyografisi




Şerafettin Yücelden Biyografisi

HATIRA

Şerafettin Yücelden`in “Yücel Teşkilatı ve Birlik Gazetesi” Yazısı Üzerine
http://www.makturk.com 16.04.2006

Yücel Teşkilatı ve Birlik Gazetesi konusunda Makturkta şimdiye değin epey yazı yazıldı. Ben bu yazılardan, özellikle Yücel Teşkilatı üzerine epey bilgi sahibi oldum. Bu konunun uzmanları tabi ki bundan sonra da burada düşüncelerini yazacaklardır. Bundan sonra yazılacaklar da benim için bilgi kaynağı olacaktır.

Zaman zaman kendime şu soruyu soruyorum: Acaba Yücelcilere kaşı işlenen cinayetler, verilen yüksek hapis ve sürgün cezaları nedeniyle, bir gün birileri çıkıp onlardan özür dileyecek mi? Yani Sırbistan veya Makedonyadan birileri demek istiyorum. Belki de bu konuda artık hiç bir kişi veya merci kendini yetkili hissetmiyordur. Belki bu yolda daha çok çalışmak gerekiyor. Şu bir gerçek ki, artık onlar Türklerin ve aklıselim sahibi başka milletten insanların gönlünde yaşıyor. Nitekim artık gerek Türkiyede, gerekse Makedonyada Yücelcileri anma toplantıları yapılıyor. Bu toplantıların ilerde daha geniş boyutlara ulaşacağına inanıyorum. Ancak bir de itibarın iadesi konusu var. Tarihte bu şekilde cezalandırılıp, daha sonra haksız yere cezalandırıldığına inanılarak, itibarları iade edilen çok insan var.

Hüdai ÜLKER (Şerafettin YÜCEL`in yazısı üzerine)

Şehit olan Yücelcilere Allahtan rahmet dileyerek, şimdi bu yazıyı bu saatte yazmamın asıl nedenine geliyorum.

Efendim, Türk Kültürü dergisinin 1970 yılında çıkan bir sayısında Üsküpte Çıkan Birlik Gazetesi adlı bir yazı yayınlanmış. Yazıyı Şerafettin Yücelden yazmış. Yazı bana çok ilginç geldi. Şimdiye değin duymadığım bazı bilgileri bu yazıdan öğrendim.

Şimdi ben bu yazıyı aşağıya aynen aktaracağım, ama belki iki veya üç bölümde aktaracağım. İzinden yeni geldim, dolayısıyla Berlindeki işler de birikmiş, o nedenle bu yazıda yazabileceğim kadarını yazacağım, diğer kısmını da başka bir zamana diyelim.

Yazı aynen şöyle başlıyor:

25. yıldönümünde:
ÜSKÜPTE ÇIKAN BİRLİK GAZETESİ
Şerafettin Yücelden

Her kim ki kardeşinden ayrılır, korku
onu yürürken kovalar, dinlenirken onun
yanında durur, uykusunda bile onu
terketmez.
Lamennais

Üsküp. Tarih: 23 Aralık 1944. Günlerden Cumartesi. Uzun zamandır Vardar Türklerinin bekledikleri gazete çıkmıştı. Atatürkçü Yücel(1) teşkilatının dünyaya getirdiği gazetenin adını da Yücelci arkadaş, şehit Nazmi Ömer(2) koymuştu: Birlik . Bu o kadar uygun bir isimdi ki, orada bulunanlardan hiçbirimiz buna itiraz etmedik.

Çeyrek yüzyıl sonra Birlik gazetesinin ilk sayısına bakıyorum. Gazete 34,5cm X 24,5cm büyüklüğünde. Dört sayfa. Cılız bir şey. Burada övülecek ne var? Ancak bir varlığın değeri çevresindeki şartlar göz önünde bulundurulduğu zaman ortaya çıkar.

Eski Yugoslavyada, daha ziyade o zamanki partilerin organı durumunda bulunan şu mevkuteler vardı: Sosyalist Fecri, Hak, Mücahit. Bunlar eski Türkçeydi. Uzun ömürlü olmadılar. Yugoslavyadaki Türkler uzun süre ortak bir sesten mahrum yaşadılar. İkinci Dünya Savaşı sonucu yeni Yugoslavya kurulurken, milliyetçi Yücel teşkilatı olarak, bir an önce böyle bir haksız durumun ortadan kalkmasına çalıştık. Yeni idareden ne koparılırsa kardır parolasıyla, Üsküp Türk Konsolosuyla da danışarak, alelacele Birlik gazetesini çıkarmaya koyulduk. Gazeteyi neşrettiğimiz tarihte Yugoslavya elan Sremde, Karadağda, Hersekte, Slovenyada Almanlarla savaş halindeydi. Devletin maddi imkanları zayıftı. Federal Makedonyanın günlük gazetesi olan Nova Makedonya (Yeni Makedonya) dahi küçük boyda dört sayfa çıkıyordu.

Sonra biz gazetecilikte tecrübesizdik. Halbuki, gazete büyük bir teşkilat işidir. Çok bilgi, çok emek ister. Biz ise, yapılması gereken daha birçok işlerle de uğraşmaktaydık. Bu görevi gönüllü olarak, karşılıksız yapıyorduk. Bütün vaktimizi gazeteye veremiyorduk. Neyse ki teşkilat arkadaşımız şehit Ali Abdurrahman matbaacıydı, matbaa işlerinden anlıyordu. Büyük ölçüde onun çabasıyla Birlikin ilk sayısı gün yüzü gördü. Birlikin önsözünü de yanılmıyorsam o yazmıştı.

Dört bin adet basılan Birlik gazetesinin her sayfası üç sütun üzerine dizilmişti. Yazıların bir kısmı çeviriydi. O zamanki umumi anlayışa göre imza atmak kusur sayılırdı. Tercümeler, günlük siyasetle ilgili yazılardı. Gazetede Cephelerde haftalık vaziyet ve Son haberler de yer alıyordu. Bunun yanında, Türk konsolosunu ve Türk halkını aydınlatmak üzere, NOO (Halk Kurtuluş Meclisi) gibi kısaltmaları, federasyon gibi kavramları açıklamaya çalışıyorduk. Yazıların çoğu tarafımızdan yazılmıştı. İlk sayıda D.A. remziyle, Berlin ve Paris konservatuvarı mezunu, Yücel Teşkilatının biricik kadın üyesi olan Didar Alinin (Vardar), Ev ve salon kadını adlı bir yazısı vardı. Bu yazıda, Türk kadınının aile ve cemiyet içindeki görevi inceleniyordu. Sonraları komünistler, yazı aileyi müdafaa ettiği için, burjuva damgasıyla bu makaleye büyük saldırılarda bulundular. Yine bu sayıda arkadaşımız (Refik Özer)in Bu şaka değildir ha! başlıklı ve beş mısralık bir manzum parçası vardı. Arkadaşımız Hüsamettin Vardar ise Spor köşesinde Üsküp Türk futbol takımı Şar ile Makedonya futbol takımları arasında yapılan maçı anlatıyordu. Gazetenin sonunda, üç sütun üzerine atılan bir başlıkta, Birlik dirliktir adlı bir hikayenin ilk kısmı veriliyordu. Fransız filozofu Lamennaisten çevirmiş olduğum bu hikaye (Undion fait la force) o günkü şartlarda olduğu gibi bugün de orada yaşayan Türkleri düşündürmelidir.

Birlik gazetesi, basının kuvvetini iyi bilen komünist liderler tarafından büyük bir ilgiyle karşılandı. Komünist idareciler, kendi emellerine yararlı olur inancıyla, az çok kültürlü, kalburüstü bütün Müslümanları bir toplantıya çağırdılar. Böylece geniş bir kadro sağlayacaklarını umdular. Topluluğun başına da, sekreter sıfatıyla, beni getirdiler.

1945te Yugoslavya idarecileri, Rusya paralelindeki dış siyasetlerinde, Rusyanın Türkiyeden birtakım isteklerini desteklemek üzere Türkiye Cumhuriyetine yaylım ateşi açmıştı. Komünist yöneticiler, bizim de bu propagandaya katılmamızı istiyorlardı. Hatta, Yugoslav Komünist Partisi Merkez Komitesi Üyesi Moşa Piyadenin , Yugoslavya Komünist Partisi organı olan Borba gazetesinde neşredilen Piskaralo sa Bosfora (Bosfor düdükçüsü) adındaki hakaret dolu başmakaleyi Türkçeye çevirip bastırmamızı istediler. Bütün tazyiklere rağmen biz bu işe yanaşmadık ve yavaş yavaş Birlikten uzaklaştık

Birlik gazetesinin başına getirilen komünist partisi üyesinin ilk işi, gazetenin minarelerle süslü başlığını değiştirmek oldu. Yardakçının, bununla Türklerin maziyle bağlarını koparıp Slav emellerine daha kolay intibak etmelerini sağlamak istediği aşikardı.

Birlik gazetesi Yugoslavya Türkleri arasında, yeni Türk alfabesiyle neşredilen ilk Türk gazetesidir. Birlik gazetesi yeni kurulan Makedonya devletinin gazetecilik tarihinde günlük Nova Makedonya gazetesinden sonra çıkan ikinci gazetedir. O güne kadar Nova Makedonyanın ancak 27 sayısı çıkmıştı. Dil bakımından Birlik gazetesi Türkiye Türkçesini amaç edinmişti. Birlikin bu niteliği bugüne dek süregelmiştir. Sonraları çıkan Türkçe gazete ve dergiler(4) hep Birlik okulundan yetişmişler ve, giderek komünist devletin de büyük maddi yardımıyla, gelişmişlerdir(5). Siyasi maksatla yapılan bu yardım, bakalım ne zamana kadar Sürecek.

(1) Yü
cel teşkilatı Üsküp Türk Konsolosluğu ve Belgrat Türkiye Büyükelçiliğiyle irtibatı bulunan, Yugoslavyadaki Türkleri komünizme karşı korumayı amaç edinen, münevverler ve Türk milliyetçileri tarafından kurulmuş bir teşkilattı.

(2) Ocak 1948de yapılan Yücel mahkemesinde Ali Abdurrahman, Nazmi Ömer ve daha iki Türk milliyetçisi patara ile idama mahkum edilmişlerdir.

(3) Bu yazıyı sonradan Nurettin Daut (Çelebi) Türkçeye çevirdi. Rahmetli Ali Abdurrahman, Yüceli töhmet altından kurtarmak için, teamül hilafına mütercimin adını dizdirip son dakikada makalenin başında neşredilmesini temin etmiştir.

(4) Üsküpte Pionir, sonra Sevinç adını alan aylık ve Tomurcuk dergileri, 1964te yayın hayatına giren aylık toplum-sanat dergisi Sesler ile bu yıl Priştinede 15 günde bir çıkmaya başlayan Tan gazetesi.

(5) Bugün, 850. sayıyı bulan haftalık Birlik gazetesi, onu aşkın ve iyi ödenen kabarık bir kadro yardımıyla çıkmaktadır.



'Şerafettin Yücelden Biyografisi' konusunu bir tıklamayla Facebook`ta paylaşabilirsin!..
Tarih: 11 Temmuz 2009 Kategoriler: Kimdir?

Etiketler:


Konu hakkında siz ne düşünüyorsunuz?   Şerafettin Yücelden Biyografisi ile ilgili yorumlar...